Hero Image
SAINT-GOBAIN

Saint-Gobain Türkiye'den Sürdürülebilir Geleceğin Mimarisinde Öncü Yaklaşımlar

Günümüz inşaat sektörü, artan nüfus ve iklim krizi gibi küresel sorunlara çözüm üretmek için sürdürülebilir ve yenilikçi yöntemlere yöneliyor.

Günümüz inşaat sektörü, artan nüfus ve iklim krizi gibi küresel sorunlara çözüm üretmek için sürdürülebilir ve yenilikçi yöntemlere yöneliyor. Teknolojik gelişmeler ve döngüsel ekonomi prensipleri, sektörü daha çevreci bir yapıya dönüştürürken, kaynakların verimli kullanımı ve karbon emisyonlarının azaltılması gibi kritik hedeflere ulaşılmasını sağlıyor. Hafif inşaat yöntemlerinden dijital teknolojilerin entegrasyonuna, enerji verimliliğini artıran mimari çözümlerden sıfır karbon hedeflerine kadar pek çok alanda öncülük eden Saint-Gobain, sürdürülebilir inşaat uygulamalarını hayata geçiriyor. Saint-Gobain Türkiye Mimari Çözümler Müdürü Kubilay Büyüklü, çevresel etkileri en aza indiren, inovatif yaklaşımlarla geleceğin şehirlerini inşa etme vizyonlarını Şantiye® Dergisi için anlatıyor.

saint gobain

Şantiye®: Mimari çözümlerinizde hangi teknolojik yenilikleri ve malzemeleri kullanıyorsunuz?

Kubilay Büyüklü: Günümüzde, inşaat sektöründe akıllı teknolojilerin entegrasyonu, enerji tüketimini optimize ederek sürdürülebilirliği artırıyor ve inşaat sürecini daha verimli hale getiriyor. Yapay zekâ destekli bina yönetim sistemleri, dijital teknolojilerin entegre edilmesiyle binaların işletme ve bakım maliyetlerini düşürürken, kaynak kullanımını optimize ederek karbon ayak izini azaltıyor. Dijital teknolojilerin yapı sektörüne entegrasyonu, optimize edilmiş çözümler sunarak kaynakların verimli kullanımına yardımcı oluyor ve bu sayede yapıların karbon ayak izinin azaltılması, su yönetiminin etkin biçimde işleyişi gibi sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlıyor. Ayrıca, inşaatta 3D baskı teknolojisi gibi yenilikler hem zaman hem de maliyet açısından büyük tasarruflar sağlıyor ve tasarım özgürlüğünü de artırıyor. Saint-Gobain olarak biz de bu teknolojik yenilikleri iş süreçlerimize entegre ederek çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

 

Şantiye®: Hafif inşaat nedir ve Saint-Gobain bu alanda nasıl çözümler sunuyor?

Kubilay Büyüklü: Hafif inşaat, binaları daha hafif ve esnek malzemelerle inşa ederek, daha az malzeme ve işgücü kullanımıyla daha hızlı ve ekonomik yapılar inşa etmeyi hedefleyen bir yaklaşımdır. Bu yöntem, doğal kaynakların tüketimini ve karbon ayak izini azaltırken, inşaat süresini kısaltıyor ve üretkenliği artırıyor. Hafif inşaat teknikleri, yükü paylaşan cephe ve bölme sistemlerinin bağlandığı ahşap, çelik veya betonarme iskeletlerin oluşturduğu yapılarla, binanın karbon ayak izini önemli ölçüde azaltırken, kullanım aşamasında sunulan konfor ve esnekliği artırıyor. Bu yüzden, hafif inşaatın sunduğu esneklik ve modülerlik, sürdürülebilir inşaatın geleceğinde önemli bir rol oynuyor. Saint-Gobain olarak sürdürülebilir ve hafif inşaatta dünya lideri konumundayız. Bu doğrultuda, hafif inşaat çözümlerimizle ekonomik avantajlar sağlamanın yanı sıra, çevresel etkileri en aza indiriyoruz. 2050 hedefimiz sıfır karbon emisyonuna ulaşmak; bu kapsamda sadece üretimden kaynaklanan karbon emisyonlarını azaltmayı değil, sektörün tüm paydaşlarını sürdürülebilirlik dönüşümüne öncü olma görevini de üstleniyoruz.

 

Şantiye®: Hafif inşaat çözümlerinin sürdürülebilirlik üzerindeki etkileri nelerdir?

Kubilay Büyüklü: Dünyada artan nüfus ve kaynakların kısıtlı olması, inşaat sektörünü daha sürdürülebilir yöntemler arayışına yönlendiriyor. Hafif inşaat çözümleri, çevresel etkileri en aza indirerek döngüsel ekonomi ilkelerine uyum sağlıyor. Bu yöntem, malzeme seçiminden atık yönetimine kadar tüm süreçlerde çevresel etkileri minimize etmeyi hedefler. Geri dönüştürülebilir malzemelerin kullanımı ve enerji verimliliği gibi stratejiler hem çevresel faydalar sağlarken hem de inşaat maliyetlerini düşürür. Aynı zamanda, hafif inşaat çözümleri daha az hammadde ve işgücü gerektirdiği için yapılar daha uygun maliyetli ve çevre dostu hale gelir. Üretim hattında çıkan atık olabilecek maddelerin büyük bir bölümü döngüsel süreç çerçevesinde üretimlerde tekrar kullanılmaktadır. Saint-Gobain olarak tüm tesislerimizde oluşan geri kazanılmayan atık miktarında 2017’den 2023’e kadar yüzde 89 azalma sağladık. Gelecekte hafif inşaat çözümlerinin daha geniş kabul görmesiyle, daha sürdürülebilir ve yaşanabilir bir çevre yaratmak mümkün olacak.

 

Şantiye®: İklim krizine karşı sürdürülebilir inşaat yöntemleri kapsamında mimari tasarımlarda ne tür çözümler üretiyorsunuz?

Kubilay Büyüklü: İnşaat sektörü, enerji tüketimi, doğal kaynak kullanımı ve karbon ayak izi gibi iklim krizini etkileyen önemli faktörlerle doğrudan ilişkilidir. Hafif inşaat yöntemleri hem üretim süreçlerinde hem de binaların kullanım ömrü boyunca enerji verimliliğini artırarak çevresel etkileri azaltır. Güneş enerjisi, doğal aydınlatma, havalandırma, su tasarrufu ve yeşil çatılar gibi uygulamalarla enerji tasarrufu sağlanır ve yapıların karbon ayak izi düşer. Dünya Ekonomik Forumu 2023 Risk Raporu’nda da belirtildiği gibi, gelecekteki en büyük riskler çevre ve iklim ile ilgili olacaktır. Bu yüzden hafif inşaatın bilinirliğini artıran tüm parametreler, sürdürülebilir bir gelecek için büyük önem taşıyor. Saint-Gobain olarak biz de bu kapsamda mimari çözümlerimizle daha sürdürülebilir yapılar kurmaya odaklanıyoruz. Ayrıca hafif inşaat çözümleriyle sürdürülebilir yapı fiziğini destekliyor ve iklim krizine karşı daha yaşanılabilir bir gelecek için çalışıyoruz. Geleceğin şehirlerini geleceğin binalarına göre inşa ederek, daha sürdürülebilir şehirler elde etmeyi amaçlıyoruz.

 

Link:  https://www.santiye.com.tr/saint-gobain-turkiye-den-surdurulebilir-gelecegin-mimarisinde-oncu-yaklasimlar