 |
 |
Sürdürülebilirlik bültenimizin Haziran sayısından herkese merhaba! Takvimlere göre artık resmi olarak yaz mevsimine girmiş bulunuyoruz. Ancak haziran ayının ilk günlerine bakıldığında dışarıdaki hava pek de alışık olduğumuz yaz mevsimini andırmıyor.
İklim değişikliği konusunun bugünün sorunu mu yoksa geleceğin bir problemi mi olduğunu anlamak için bazen yalnızca evimizin penceresini açıp dışarıya bakmamız yeterli.
Çocukluğunuzu hatırlayın… Bundan on yıllar önceki haziran aylarıyla bugün yaşadığımız hava koşullarının farklılığı fazlasıyla görünür değil mi? Havayı tatlı tatlı serinletmesiyle meşhur olan yaz yağmurları, artık ülkemizin pek çok farklı bölgesinde su baskınlarına ve doğal afetlere neden oluyor. Yani gezegenimiz hızla değişiyor ve bu değişimi yavaşlatmak ya da tüm canlılara çok daha az zarar verecek bir şekle çevirmek ise bizim elimizde! Gelin, bu değişime daha yakından bakalım ve sürdürülebilir bir gelecek için bugün neler yapabiliriz, birlikte inceleyelim… |
 |
 |
 |
İleri Dönüşüm: Çeşitli sebepler dolayısıyla kullanım ömrü tamamlanmış bir eşyayı ya da materyali, mevcut üretim amacından daha -değerli- bir kullanım amacına hizmet edecek şekilde dönüştürmek, yeniden kullanıma kazandırmak. Sürdürülebilirlik kavramından bahsederken geri dönüşüm uygulamalarından sıkça söz ediyoruz. Atık oluşumunu engellemek ve ortaya çıkan atıkların gezegene zarar vermesinin önüne geçmek için geri dönüşüm gerçekten de son derece önemli. Ancak aslında bu yöntem, sürdürülebilirlik adına en ideali değil. İleri dönüşüm, geri dönüşüme nazaran gezegenimiz için çok daha faydalı bir uygulama.
Geri dönüşüm uygulamalarında herhangi bir ürün, çeşitli işlemler sonucunda geriye, yani ilk üretim amacına uygun hale getiriliyor. İleri dönüşümde ise mevcut materyalden çok daha değerli bir ürün elde ediliyor. Örneğin, son zamanlarda çokça trend olan ahşap kasalardan yapılan mobilyalar harika bir ileri dönüşüm örneği… |
 |
 |
 |
5 Haziran Dünya Çevre Günü Kutlandı!
5 Haziran #DünyaÇevreGünü, Saint-Gobain Türkiye şirketlerinde tüm gün süren etkinlikler ile kutlandı. Grubun ortak hedeflerinin tüm çalışanlarınca anlaşıldığı ve benimsendiğine emin olunan oldukça verimli bir gün geçirildi.
|
 |
 |
 |
Sürdürülebilir Bir Gelecek İnşa Etmek Digital Dergi
Saint-Gobain, sürdürülebilir inşaata adanmış ilk dijital dergi olan "Sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek" nin ilk sayısını paylaştı. Grubun sürdürülebilirlik hedeflerinin bir parçası olan bu dergi; yapı ve inşaat endüstrisinin temsilcileri arasında bir bağlantı kurarak fikir alışverişi ve diyalog için zemin hazırlama platformu olacak şekilde tasarlandı.
|
 |
 |
 |
 |
Türkiye’nin Su Kıtlığı Haritası Hazırlandı!
Su kıtlığı ve kuraklık sorunu, 21. yüzyılın küresel anlamdaki en büyük tehlikelerinden bir tanesi. Bu ekolojik tehditten ülkemiz de önemli oranda etkileniyor. Geçtiğimiz günlerde bu tehditle mücadele etmek için daha efektif bir yol haritası çıkarmak adına TÜBİTAK ve Bartın Üniversitesi iş birliğinde Türkiye’nin su kıtlığı ve arazi tahribatı haritası hazırlandı.
Yetkililer, haritanın ülkemizin iklim değişikliği politikalarına yön verebilecek seviyede olduğunu belirtiyor.
|
 |
 |
Plastik Atıkla Mücadelede Önemli Koz: Yeniden Dolum ve Depozito
Plastik atıklar, gezegenimizin sürdürülebilirliği adına en önemli sorunlar arasında. Birleşmiş Milletler tarafından geçtiğimiz günlerde yayımlanan rapora göre ise bu atıklarla mücadelede tercih edebileceğimiz iki etkili yöntem var. Yeniden dolum (refill) ve depozito uygulamaları, Birleşmiş Milletlerin hazırladığı projeksiyon doğrultusunda yaygınlaşırsa 2040 yılına geldiğimizde plastik atık miktarını %80 oranında azaltma imkanımız bulunuyor.
|
 |
 |
Amazon Ormanları’nda Sevindiren Gelişme
Her ne kadar yaygın bilinen kanının aksine dünyanın en önemli oksijen kaynakları olmasalar da (Gezegenimizin en önemli oksijen kaynağı okyanuslar.) Amazon Ormanları’nın dünya için önemi, tartışılamayacak kadar fazla. Geçtiğimiz yıllarda özellikle Brezilya Hükümeti’nin yanlış politikaları sonucunda bu bölgede ormansızlaşma giderek artmaya başlamıştı.
2022 yılının sonunda hükümet değişikliği yaşanan Brezilya’da yeni başkan Lula’nın politikaları ise bu durumu tersine çevirdi. Yapılan araştırmaya göre Amazon Ormanları’ndaki ormansızlaşma, geçtiğimiz yıla göre %68 oranında azaldı.
|
 |
 |
 |
İklim değişikliğine neden olan en önemli faktörlerin başında insan faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan karbon salımlarının geldiğini artık hepimiz biliyoruz. Pek çok rapora göre iklim değişikliğiyle mücadele konusunda gerçekleştirmemiz gereken en önemli uygulama ise karbon salımlarını radikal bir şekilde düşürmek. Peki, ya atmosfere saldığımız karbonları yakalamanın ve zararsız bir şekilde depolamanın bir yolu olsaydı?
Aslında var! Karbon Yakalama ya da Karbon Depolama adı verilen bu teknoloji, atmosfere salınan karbondioksidin enerji santrallerinden veya endüstriyel tesislerden emilmesini ve ardından depolanmasını sağlıyor.
Karbon depolama tekniklerinde farklı uygulamalar mevcut. Pre-Combustion, Post-Combustion ve Oksijen Yakma adı verilen yöntemlerinin yanı sıra havada karbon yakalama adı verilen ve henüz çokça yaygınlaşmamış bir uygulama da tercih ediliyor.
Karbon yakalama teknolojisi, henüz yeterince yaygın ve efektif bir şekilde kullanılamıyor olsa da gelecekte gelişecek teknolojilerle birlikte bu tekniğin iklim krizinin çözümünde önemli bir role sahip olması fazlasıyla muhtemel. |
 |
 |
 |
Yaz aylarına girdiğimize göre pek çoğumuz için en önemli gündem maddesi yaz tatili haline geldi. Sizlerle geçtiğimiz ay paylaştığımız bültende sürdürülebilir turizm konusundan bahsetmiş ve hangi uygulamaların turizmde sürdürülebilirliği sağladığını incelemiştik. Peki, bu kavramı biraz daha mikro bir bakış açısıyla incelemeye ne dersiniz? Gelin, sorumlu turist nasıl olunur ve çevre dostu tatil nasıl yapılır sorularını yanıtlayalım.
•Ekolojik Oteller: İlk adım destinasyon ve konaklama seçimi. Tercih ettiğiniz otelin ya da işletmenin doğaya zarar vermeden faaliyet gösterdiğinden emin olun. Hatta mümkünse çevre dostu otel olarak adlandırılan eko otelleri tercih edin.
•Sürdürülebilir Ulaşım: Ulaşım da çevre dostu bir tatil için çok önemli. Gideceğiniz destinasyona en az karbon salımına neden olacak ulaşım yöntemini tercih ederek ulaşım. Şehirler arası otobüsler ya da araç paylaşımı uygulamaları bu yöntemler arasında en ideal seçimler arasında. Ancak gideceğiniz yer otobüsle ulaşılamayacak kadar uzaksa aktarmasız uçak seferlerini tercih etmeye özen gösterin.
•Minimum Atık: Tatile çıkmanın olmazsa olmazı bavul hazırlamak! Valizinize koyduğunuz eşyaların tek kullanımlık olmamasına, gideceğiniz bölgede ekstra atık oluşumuna imkan vermemesine dikkat edin.
•Güneş Kremleri: Güneş kremlerinin deniz canlıları için adeta bir kabus olduğunu biliyor muydunuz? Çevre dostu ham maddeleri kullanan güneş kremlerini ya da evde yapabileceğiniz doğal güneş koruyucuları tercih etmeye çalışın.
•Duyarlı Tüketim: Tatil bölgelerinde açık büfe uygulamaları ya da benzer şekilde fazla tüketime neden olan hizmetler fazlasıyla yaygın. Ancak bu yöntemlerin atık oluşumu ve gıda israfı konusunda karnesi hiç de iyi değil. Tatiliniz boyunca duyarlı bir tüketici olmaya ve yalnızca ihtiyacınız kadarını almaya özen gösterin. |
 |
 |
 |
Gezegenimizdeki istisnasız her canlı, yaşamını sürdürebilmek için beslenmek zorunda. Doğa, bu konuda öylesine başarılı bir dengeye sahip ki bu beslenmenin milyonlarca yıl boyunca aksamadan devam edebilmesini sağlamış. Ancak geldiğimiz noktada insanlık olarak bizim beslenme yöntemlerimiz, yavaş yavaş sürdürülebilir olmaktan uzaklaşıyor. Peki, hem dünyanın geleceği hem de kendi sağlığımız için sürdürülebilir beslenme nasıl olur?
Sürdürülemez Beslenme
•Ne kadar lezzetli olsalar da besin değerleri oldukça düşük ve aksine atık oluşum miktarları fazlasıyla yüksek olduğu için paketli gıdalar, sürdürülebilir beslenmeye uygun değil.
•Et tüketiminin geleceğinden daha önceki bültenlerimizde bahsetmiştik. Artan talep karşısında et endüstrisinin yakın gelecekte yeterli arzı sağlayabilmesi mümkün değil. Dolayısıyla çok yoğun et ağırlıklı bir beslenme de sürdürülebilir olarak değerlendirilmiyor.
•Gezegen dostu beslenme konusunda en büyük problemlerden bir tanesi gıda israfı… Gıda israfına neden olan tüm beslenme yöntemleri, geleceğimiz için büyük bir tehdit oluşturuyor.
•Paket servis uygulamaları, son yıllarda giderek yaygınlaştı. Ancak eve veya iş yerine verilen her sipariş, hem ulaşım kaynaklı ekstra karbon salımına hem de paketleme kaynaklı çeşitli atıklara neden oluyor.
Sürdürülebilir Beslenme
•Sürdürülebilir beslenmenin ana fikirlerinden bir tanesi, aslında uzmanların da sık sık dikkat çektiği bir nokta. Yani homojen dağılımlı, dengeli besinlerin tercih edildiği bir beslenme yöntemi…
•İyi tarım uygulamalarının tercih edildiği, yerel ve organik ürünler her daim sürdürülebilir beslenme uygulamaları arasında yer alıyor.
•Özellikle et üretiminin yol açtığı karbon salımları göz önünde bulundurulduğunda bitki bazlı beslenme yöntemleri de sürdürülebilir olarak kabul ediliyor.
•Sürdürülebilir beslenmede dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan bir diğeri ise tahmin edeceğiniz üzere israfı minimuma indirmek. Dolayısıyla tercih edilen ürünlerin tamamının kullanıldığı, gıda atığı miktarının sıfırlandığı beslenme yöntemleri tercih edilmeli. |
 |
 |