8 min

Sürdürülebilirlik Bülteni

Yepyeni umutlarla girdiğimiz 2023’ün ilk çeyreği geride kaldı. Şubat ayının başında ülkemizde yaşadığımız büyük felaket dolayısıyla yeni yılın bizleri güzel karşıladığını söylememiz ne yazık ki mümkün değil. Ancak yaşamın devamlılığı, geleceğe dair umudumuzu korumaya ve yaşadıklarımızdan ders çıkararak herkes için daha iyi ve sürdürülebilir bir yaşamı inşa etmeye bağlı. Bu bilinçle hareket ederek bu ayki sürdürülebilirlik bültenimizi iki temel kavram üzerine şekillendiriyoruz…

Bu kavramlardan ilki, geleceğimizi tehdit eden en büyük küresel sorun olan iklim değişikliği… İkincisi ise 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’ndan da hareketle bu sorunla mücadele etmekte en büyük umudumuz olan çocuklarımız, yani gelecek nesiller…
İklim Adaleti: İklim değişikliğinin yaratacağı sonuçların; coğrafya, yaş, dil, din, ırk ve cinsiyet fark etmeksizin adil şekilde üstlenilmesi gerektiğini vurgulayan kavram. İklim değişikliğinin, gezegenimizin istisnasız her bölgesini etkileyecek küresel bir tehlike olduğunu çok sık vurguluyoruz. Ancak bu noktada atlamamamız gereken bir gerçek var: Bu sonuçların etkilerinden herkes, aynı oranda etkilenmeyecek. Tıpkı iklim değişikliğinin nedenlerini oluşturan faktörlerden herkesin aynı oranda sorumlu olmadığı gibi…

İklim adaleti, temelde yoksul kesimlerin, iklim değişikliğinin yaratacağı sorunlardan daha önce veya daha fazla oranda etkileneceği gerçeğine işaret ediyor. Özellikle yakın gelecekte yaşanması beklenen sel baskınları, kuraklık, deniz seviyelerinin yükselmesi gibi büyük doğal afetlerden; Afrika, Asya ve Güney Amerika’da yer alan ve çoğunluğunu gelişmekte olan ülkelerin oluşturduğu bölgelerin etkilenmesi bekleniyor. Bu durum “iklim adaletsizliği” olarak tanımlanırken, bu gerçeklikle mücadele eden çalışmalara ise “iklim adaleti” adı veriliyor.

İzocam İnovasyon Alanındaki Başarılarına Bir Yenisini Daha Ekledi!

İzocam; Saint-Gobain tarafından uluslararası platformda organize edilen İnovasyon Ödülleri’nde mansiyon ödülünün sahibi oldu. Süreç iyileştirme, yeni ufuk inovasyonu, etkili giriş inovasyonu, sürdürülebilirlik gibi farklı kategorilerde 310 başvurunun olduğu ödül töreni Paris’te gerçekleşti. Grup’un sıfır karbon hedefine uygun olarak geliştirilen bu projenin ödülünü, tüm ekip adına İzocam Endüstriyel Gelişim ve Bakım Müdürü Eşref Bingöl aldı.

PAM Bulding Geri Dönüştürüyor!

PAM Building sorumlu ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla çalışmalarına devam ediyor. 2021 yılında, Fransa Bayard fabrikasının 100 km içinde bulunan hurda satıcılardan temin edilen 21.000 araca eşdeğer metali geri dönüştürdü.

“İnsanlık İçin Hayatta Kalma Rehberi”

İklim değişikliğiyle mücadele konusunda gerçekleştirilen küresel çaptaki en önemli etkinliklerin başında gelen IPCC’nin ara raporu, geçtiğimiz günlerde yayımlandı. Birleşmiş Milletler tarafından gerçekleştirilen organizasyonun 2023 Sentez Raporu, Genel Sekreter Antonio Gutierres tarafından “İnsanlık İçin Hayatta Kalma Rehberi” olarak tanımlandı.

Rapordaki en çarpıcı ifadeler ise şöyle: “Herkes için güvenli ve sürdürülebilir bir geleceği güvence altına almak için fırsat penceresi hızla kapanıyor. Fosil yakıtların hızla terk edilmesi, iklim krizinin en korkunç sonuçlarını önleyebilir.”

Plastik Hastalığı: Plasticosis

Plastik tüketimi dolayısıyla doğaya karışan mikroplastikler, gezegenimizdeki neredeyse tüm canlıların yaşamını tehdit ediyor. Bu tehlikelerden en fazla nasibini alanlar ise deniz ve okyanus canlıları. Besinlerini okyanusların yüzeyindeki balıklardan elde eden deniz kuşlarının balık yerine sık sık mikroplastikleri tüketmesi, hayvan hastalıkları terminolojisinde yepyeni bir tanımlama ihtiyacı doğurdu. Bilim insanları, kuşların plastik tüketmesine bağlı olarak dokularında oluşan katılaşma durumuna “plasticosis” adını verdi.

İngiltere’de Islak Mendiller Yasaklanıyor

Gezegenimizdeki canlıların plastik kaynaklı gördükleri zararlar arttıkça bu konudaki önleyici çalışmalar da hız kazanıyor. Son olarak plastik atıkla mücadele konusunda önemli bir adım İngiltere Hükümeti’nden geldi. Yapılan açıklamaya göre İngiltere’deki su kirliliği ve plastik atık miktarını azaltmak için önümüzdeki yıldan itibaren ülkede plastik bazlı ıslak mendil kullanımı yasaklanacak. 2021 yılında yapılan bir araştırmaya göre ülkedeki ıslak mendillerin yaklaşık %90’ı, plastik bazlı olarak üretiliyordu.

İklim değişikliğinden çok sık söz ediyoruz. Ancak çoğu zaman bu konu, yalnızca havaların ısınması ve bazen de kuraklık tehlikesi olarak algılanıyor. Ne yazık ki iklim değişikliğinin yaratacağı etkiler, yalnızca bu olaylarla sınırlı değil. Önümüzdeki tehlike, zannedilenden çok daha büyük ve yakın… Peki, pek çok uluslararası kuruluşa göre kritik eşik olarak kabul edilen 1.5 derecenin aşılması durumunda gezegenimizde gerçekten neler olacak?

İklim değişikliği nelere yol açacak?

• Susuzluk: Artık neredeyse hepimizin haberdar olduğu üzere iklim değişikliği kaynaklı su krizi kapıda. Hava sıcaklığındaki değişiklikler sonucu pek çok su kaynağının kuruması bekleniyor.
• Gıda Kıtlığı: Yaşayacağımız ekolojik dengesizlikler sonucunda erişmekte güçlük çekeceğimiz tek kaynak ne yazık ki su olmayacak. Özellikle kuraklıkla ilişkili olarak dünyanın pek çok bölgesinde gıda kıtlığının da ortaya çıkması bekleniyor.
• Orman Yangınları: Bu gerçekle ne yazık ki zaten birkaç yıldır çok yakından yüzleşiyoruz. İklim değişikliği, orman yangınlarının sıklığını ve şiddetini artıran faktörler arasında.
• Salgın Hastalıklar: İlk bakışta iklimle ilgisi yokmuş gibi duran bu felaket, aslında hava koşullarıyla yakından ilişkili. Değişen doğal denge nedeniyle bugüne kadar birbiriyle etkileşime girmeyen canlıların ve mikroorganizmaların aynı ortamlarda yer almak zorunda kalması, yepyeni virüslere ve mutasyonlara gebe.
• Aşırı Hava Olayları: İklim değişikliğinin sonuçlarını tek bir sözcük ile paranteze almak isterseniz bu kavram “aşırılık” olacaktır. Gezegenimizdeki doğal dengenin bozulması sonucunda sel baskınları, kasırgalar ya da aşırı sıcak hava dalgaları çok daha sık görülmeye başladı bile…
• İklim Göçü: İklim krizi, yalnızca hava olayları vasıtasıyla direkt sonuçlara yol açmayacak aynı zamanda toplumsal değişikliklere neden olacağı için dolaylı problemler de yaratacak. Gezegenin çeşitli bölgelerinde görülecek kuraklık, susuzluk gibi afetlerin kontrolsüz bir göç oluşturması da bekleniyor. İklim değişikliğinin sonuçlarını, ne yazık ki yalnızca birkaç maddeyle sınırlamak mümkün değil. Üstelik yaşadığımız bu ekolojik dengesizliğin ortaya çıkaracağı problemlerle ilgili kesin ve net bir projeksiyon da ortaya konamıyor. Konuyla ilgili en iyi bildiğimiz ve sıkı sıkıya sarılmamız gereken tek gerçek ise bu küresel tehlikeyle mücadele konusunda sürdürülebilir yaşama geçişin en önemli kozumuz olduğu…

Bültenimizin başında bu ayki sayımızda gelecek nesillerimiz olan çocuklarımıza odaklanacağımızdan söz etmiştik. Aslında iklim değişikliği, en üst düzeyde onların yaşamını tehdit ediyor. Her ne kadar bizim neslimizin bu problemle mücadele konusunda atacağı adımlar hayati olsa da onların da bu konuya şimdiden hazırlıklı olmaları ve sürdürülebilirlik konusunda bilinçlenmeleri son derece önemli…

Peki, “sürdürülebilirlik” kavramı çocuklara nasıl anlatılır?

• Rol Model Olun: Çocuklara bir şeyi öğretmenin en iyi yollarından bir tanesi, onlara örnek olmaktan geçiyor. Özellikle ev yaşamında su kullanımı, enerji kullanımı gibi konularda tasarruflu davranmak ve bu davranışlarınızı onların fark etmesini sağlamak çok önemli.
• Atık Yönetimini Anlatın: Atık ayrıştırma, sürdürülebilir gelecek adına hepimizin artık tamamen içselleştirmesi gereken bir konu. Bunu gelecek nesillere bir yaşam biçimi olarak yerleştirmenin yolu ise onlara çocukken bu konuyu anlatmaktan geçiyor. Örneğin farklı atıklar için alacağınız farklı renkte çöp kutuları ile çocuğunuz için atık ayrıştırma işlemini bir oyun haline getirebilirsiniz.
• Geri Dönüşüm Projeleri: Çocuklara bir şeyi sevdirmek için oyunlardan yardım almaktan daha güzel ne olabilir? Geri dönüşüm, sürdürülebilirlik adına son derece hayati bir kavram. Siz de internetteki kaynaklardan bulabileceğiniz basit evde geri dönüşüm projelerini çocuklarınızla birlikte gerçekleştirebilirsiniz. Süreç içerisinde neden atıkları ya da eski eşyaları kullandığınızı çocuklarınıza anlatmayı unutmayın.
• Doğa Dostu Kitaplardan Yardım Alın: Kitapların gücünü asla unutmamak gerekli. Son dönemde çocuklara çevre bilinci kazandırmayı hedefleyen, sürdürülebilirliği ve doğa sevgisini aşılayan pek çok kitap yayımlanıyor. Çocuğunuzun yaşına uygun olanlardan birkaç tanesini onun için alarak birlikte okuyabilirsiniz.
• Doğa Etkinlikleri Düzenleyin: Çocuğunuzun sürdürülebilirlik bilincine sahip olması için ilk olarak doğa kavramıyla tanışması ve onunla sıcak ilişkiler kurması gerekiyor. Yaşadığımız dönem, hem yetişkinlerin hem de çocukların doğaya uzak kalmalarına neden oldu. Ancak bulduğunuz her fırsatta çevre dostu piknikler, doğa gezileri, yürüyüşler organize ederek çocuğunuzun doğasever bir birey olması yönünde önemli bir adım atabilirsiniz.

Yaz ayları yaklaşıyor. Belki de tatil planları şimdiden yapılmaya başlandı… Peki, tatilin de sürdürülebiliri olur mu? Tabii ki evet! Gelin, sürdürülebilir turizm kavramına daha yakından bakalım ve tatil alışkanlıkları içerisinde hangi davranışlar sürdürülebilir hangileri sürdürülemez birlikte öğrenelim…

Sürdürülemez Turizm

• Söz etmeye dahi gerek yok ancak doğal kaynakların tahrip edilmesi sonucunda oluşturulan turizm tesisleri, sürdürülemez turizm davranışının en net örneklerinden bir tanesi.
• Tüketime dayalı, genellikle “her şey dahil” ya da “açık büfe” gibi konseptlerin tercih edildiği, fazlaca israfa neden tatil konseptleri de sürdürülebilir turizm yaklaşımının dışında kalıyor.
• Turizm faaliyetleri, ulaşım faaliyetleri ile yakından ilişkili. Ulaşım yöntemleri arasında karbon ayak izi en yüksek tercih olan uçak yolculuğunu, zorunlu olmayan durumlarda kullanmak da turizmi sürdürülemez kılan gerçekler arasında.
• Tatile çıkmak, başlı başına büyük bir organizasyon. Bu organizasyon sırasında pek çok geçici eşyaya ihtiyacınız olması muhtemel. Bu ürünlerin atıklarını doğada bırakmak ya da eşyaların seçiminde tek kullanımlık plastik ürünlere yönelmek de turizm kaynaklı çevre zararını oluşturan etkenlerden bir tanesi.

Sürdürülebilir Turizm

• Sürdürülebilir turizm ilkelerini uygulayan, israfı minimize eden ve doğal kaynakları verimli kullanan pek çok yerel işletme mevcut. Tatiliniz sırasında bunları tercih etmek sürdürülebilir turizm adına önemli bir adım olacaktır.
• Evet, gezegenimiz keşfedilmeyi bekliyor ancak özellikle kısa tatiller için yakın bölgeleri tercih etmek çok daha sürdürülebilir bir seçim.
• Tatil için gittiğiniz bölgenin ekonomisine katkı sağlamak adına yeme-içme faaliyetlerinde veya alışverişlerde yerel işletmelere yönelmek turizmin sürdürülebilirliği açısından olmazsa olmaz.
• Bavuldan mayolara, hijyen malzemelerinden güneş kremlerine kadar tatil için tercih edeceğiniz tüm ürünlerde doğa dostu ürünlere yönelmeyi unutmayın!