7 min

Sürdürülebilirlik Bülteni

Gündemimizin ve önceliklerimizin mecburi olarak değiştiği bir aylık bir aranın ardından sürdürülebilirlik bültenimizden herkese tekrar merhaba! Geçtiğimiz ay, ülkemizin güneydoğusunda yaşanan ve 11 ili etkileyen büyük deprem felaketi nedeniyle iletişimimize ara vermiş, odağımızı tamamen deprem bölgesinde yaşayan vatandaşlarımıza çevirmiştik. Bu felaketin yaraları henüz tam anlamıyla sarılabilmiş değil ve aslında sürdürülebilirlik kavramı, bu noktada da karşımıza çıkıyor.

Depremden etkilenen vatandaşlarımızın normal hayatlarına hızla dönebilmeleri için sürdürülebilir dayanışma kavramına azami özen göstermeli, bölgedeki insanların ihtiyaçlarının yalnızca bir aylık bir süreci kapsamadığının farkında olmalıyız. Bu önceliğimizi bir dakika bile aklımızdan çıkarmadan gelin, sizden ayrı kaldığımız dönemde dünyada sürdürülebilirlik gelişmeleri nasıl şekillenmiş, birlikte göz atalım…
Kaynak: TEMA Vakfı

Yağmur Hasadı: Doğal su kaynaklarının korunması ve tekrar kullanıma kazandırılması amacıyla çeşitli yöntemlerle yağmur suyunun toplanması işlemi.

Bültenimizin ilerleyen bölümlerinde de sıkça bahsedeceğimiz üzere su kullanımı konusunda azami dikkat göstermemiz gereken bir dönemden geçiyoruz. Yağmur hasadı ya da yağmur suyu hasadı adı verilen teknik, aslında bu konuda fark yaratabilmek için çok değerli. Ev tipi yağmur hasadı uygulamalarında genellikle bahçeler ve çatılar kullanılıyor. Temelde bir su deposu ve su pompası ile çalışan sistem sayesinde yağmur suları; bahçe sulama, araba yıkama, tuvalet temizleme ya da kimi zaman çamaşır yıkama gibi kullanımlar için değerlendiriliyor. Siz de evinizde bir yağmur hasadı sistemi kurmak istiyorsanız uygulamanız gereken sistemle ilgili bilgileri internetteki çeşitli kaynaklardan kolaylıkla bulabilirsiniz.

Saint-Gobain’den Finansal Wellbeing Eğitimi

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre wellbeing; sağlık, hastalık taşıma halinden çok bedenen, ruhen ve sosyal olarak tam iyi olma halidir. Fiziksel, duygusal, zihinsel, entellektüel, sosyal ve finansal olmak üzere beş kolda değerlendirilir. Bu kapsamda Saint-Gobain Türkiye tüm çalışanlarına finansal wellbeing nedir, para ile ilişkimiz nasıl, stressiz para yönetim kuralları nelerdir, hangi harcama dürtüsüyle nasıl baş etmeli, kendimize nasıl yer açarız sorularına yanıt bulabilecekleri ve bir borç hikayesinden bahsedildiği bir eğitim gerçekleştirdi.

Saint-Gobain Romanya Genel Merkezi: İnovasyon, Sürdürülebilirlik
ve Konfor

Saint-Gobain'de karbon ayak iziniz azaltmak önceliklerden biri. Bu öncelikler ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda Saint-Gobain’in Bükreş’deki genel merkezi yeşil bir binaya taşındı. Romanya'da LEED v4 Platin Bina Tasarım ve İnşaat sertifikasını alan ilk ofis binası olan One Tower, bu sertifikanın gerektirdiği en yüksek seviyeye sahip. Ayrıca One Tower; ofis sakinlerinin işyerinde mükemmel sağlık ve güvenlik koşullarına sahip olmalarını sağlayan WELL Sağlık-Güvenlik sertifikasına da sahip.

Kuraklık Tehlikesi Büyüyor!

Ne yazık ki 2023’ün ilk ayları, ülkemiz için yalnızca deprem felaketi getirmekle kalmadı, aynı zamanda kuraklık tehlikesini de çok ciddi bir seviyeye çıkardı. Geçtiğimiz bültenlerimizde son yılların en sıcak aralık ayını yaşadığımızdan bahsetmiştik. Bu süreç, kış mevsiminin kalan aylarında da devam etti ve ülkemiz mevsim normallerinin çok çok altında yağış aldı. Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre ülkemizin büyük bir bölümü “olağanüstü kuraklık” tehlikesiyle karşı karşıya.

İstanbul’da geçen yılın aynı döneminde %80 seviyesinde seyreden baraj doluluk oranları %35’e kadar düştü. Konuyla ilgili olarak başta İSKİ olmak üzere pek çok kurum, vatandaşları su kullanımı hakkında bilinçlenmeye davet ediyor.

Fransa’dan Yeni Sürdürülebilir
Moda Yasası

Sürdürülebilir yaşam adına dünyadan güzel haberler de gelmiyor değil! Avrupa ülkeleri, karbon salımları konusunda en yüksek paylardan birine sahip olan moda sektörüyle ilgili düzenlemeler yapmaya devam ediyor. Son olarak Fransa Hükümeti, yeni bir sürdürülebilir moda yasasını meclisten geçirdi.

Yasaya göre markalar, ürettikleri ürünlerdeki geri dönüştürülmüş malzeme oranını, üretim merkezlerini, üretimlerinde hangi ham maddelerin kullanıldığını ve bu sürecin çevreye olan etkisini açıklamak zorunda olacak. Ayrıca ürünlerin neye göre geri dönüştürülebilir sayılıp sayılamayacağına dair devlet tarafından yönergeler yayınlanacak.

Yenilenebilir Enerji Kaynakları, 2025’te Lider Olacak!

İklim değişikliyle mücadele için atmamız gereken en önemli adımlardan bir tanesinin enerji kullanımlarımızı değiştirmek olduğu biliniyor. Bu doğrultuda en önemli dayanağımız ise temiz ve yenilenebilir enerji kaynakları…

Uluslararası Enerji Ajansının (International Energy Agency) 2023 yılı için yayımladığı Elektrik Pazar Raporu’na göre 2025 yılına geldiğimizde dünyada kullanılan enerji kaynakları arasında yenilenebilir enerji birinci sırayı alacak. Rapora göre bugünden itibaren 2025 yılına kadar doğacak yeni taleplerin %95’i yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilecek. Bu oran aynı zamanda üç yıl içerisinde yenilenebilir enerjinin, pazar payında %35’lik bir seviyeye ulaşacağını ve liderliği ele geçireceğini ortaya koyuyor.

Son dönemde doğa denince aklımıza ne yazık ki felaketler geliyor. Ancak aslında doğa, var oluşumuzun bir parçası ve düşmanımız değil. Medeniyetimizin gelişmesi, onunla uyumlu yaşamamıza bağlı. Peki, tam da bu önermeyi destekleyen bir kavram olan biyomimikri terimini daha önce duymuş muydunuz?

Biyomimikri, doğada halihazırda var olan “teknolojilerden” ilham alınarak geliştirilen inovasyonları tanımlıyor. Yani bir diğer deyişle doğayı taklit etmek…

• Pek çok farklı spor dalında kullanılan profesyonel yüzme mayolarının köpek balığı derisinden esinlenilerek üretildiğini biliyor muydunuz? Mayolar, köpekbalıklarının derisinde bulunan bir çeşit diş yapısının taklidini içeriyor.
• Çantalarda, kıyafetlerde kullandığımız cırt cırt banlar da doğada bulunan teknolojinin bir taklidi! Dulavrat otu adı verilen dikensi bir bitkinin yapısı, 1941 yılında icat edilen cırt cırt bantlarda kullanılmış.
• Dünyanın pek çok bölgesinde kullanılan hızlı trenlerin ön bölümlerine dikkat ettiniz mi? İleriye doğru çıkık olan bu tasarımlar aslında yalıçapkını kuşunun gagasından ilham alıyor. Bu sayede tünel giriş ve çıkışlarında oluşabilecek basınç farklılığının önüne geçiliyor.
• Yenilenebilir enerji adına son derece önem taşıyan rüzgar türbinlerinin ilham kaynağı ise kambur balinalar. Bu canlıların yüzgeçlerindeki yapı, rüzgar türbinlerinde kullanılıyor ve bu sayede hem verimlilik artıyor hem de gürültü önleniyor.
Bültenimizin ilk bölümlerinde kısaca bahsetmiştik ancak karşı karşıya olduğumuz kuraklık sorunu, birkaç cümleyle geçilemeyecek kadar ciddi. Bu nedenle bu ayki sayımızda “Gelecek İçin Bugünü Değiştir!” bölümünü evlerde su tasarrufu için neler yapabileceğimize ayırdık. İSKİ’nin geçtiğimiz günlerde vatandaşlara yaptığı su tasarrufu çağrısı da göz önünde bulundurulduğunda aşağıda listeleyeceğimiz uygulamaların önümüzdeki aylarda çok büyük bir su sorunu yaşamamak için hayati önem taşıdığı daha da net anlaşılıyor.

Evlerde Su Tasarrufu İçin 8 Öneri

• Bulaşıkları makinede yıkayın ve asla sudan geçirmeyin. Gerektiğinde yemek artıklarını temizlemek için peçetelerden yardım alabilirsiniz.
• Diş fırçalama, yüz yıkama vb. su kullanımları sırasında aralarda suyu sık sık kapatın.
• Çamaşır yıkama sıklığınızı gözden geçirin ve makineniz tam dolmadan çalıştırmayın.
• Musluklardaki tazyiki ayarlayan ve su tasarrufu için son derece faydalı olan perlatör adı verilen cihazlardan edinin.
• Damlatan musluklarınızı hızlıca tamir etmeye özen gösterin.
• Meyve veya sebzeleri akan suyun altında değil, su doldurduğunuz bir kabın içinde yıkamaya çalışın.
• Duş sürelerinizi mümkün mertebe kısa tutmaya çalışın.
• Yağmur suyu hasadı gibi suyun tekrar kullanımına imkan veren uygulamaları deneyin.
Doğayla iş birliği içerisinde yaşamak dediğimizde aklımıza ilk gelen kavramlardan birinin tarım olması pek da şaşırtıcı olmayacaktır. Gerçekten de tarım faaliyetleri, insanlar başta olmak üzere ekoloji içerisindeki tüm canlıların yaşamına fayda sağlayacak pek çok unsur içeriyor. Öte yandan yüzyıllardan beri sürdürdüğümüz tarım yöntemleri artık gelecek için yeterli değil. Artık sürdürülebilir tarım ya da iyi tarım adı verilen yeni yaklaşımlar ile konvansiyonel uygulamalarımızı değiştirmemiz gerekli. Peki, sürdürülebilir tarım nasıl olur? Geleneksel tarım yöntemleri neden sürdürülemez?

Sürdürülemez Tarım

• Geleneksel tarım yöntemlerinin ortaya çıkardığı en büyük sorunlardan bir tanesi arazi kullanımı. Geniş alanlara yayılan tarlalar, giderek artan talep karşısında sahip olduğumuz toprakları yeterince verimli kullanmamıza engel oluyor.
• Konvansiyonel tarım yöntemlerinde sıklıkla başvurulan kimyasal ilaçlar (pestisitler) de hem gezegenimizin geleceği hem de insan sağlığı için son derece zararlı.
• Mevcut tarım uygulamalarımız, su kullanımı konusunda da sürdürülebilir değil.
• Ekipmanların ve tarım işletmesinin çalışması için kullanılan enerji kaynaklarında çoğunlukla fosil yakıtların tercih edilmesi de karbon salımını artıran konulardan birini oluşturuyor.
• Araziye uygun ekin seçilmemesi, hasat sonrası uzun bir lojistik ve depolama operasyonu gerektiren ürünlerin tercih edilmesi de konvansiyonel tarımı sürdürülemez hale getiren etkenler arasında.

Sürdürülebilir Tarım

• Sürdürülebilir tarım yöntemleri arasında son yıllarda en fazla öne çıkan yaklaşım dikey tarım yöntemi. Bu yöntemle arazi, su ve enerji kullanımı minimize ediliyor.
• Kent çiftçiliği anlamına gelen “Urban Farming” de lojistik operasyonların minimize edilmesi için son derece faydalı.
• Toprak kullanımını minimize etmek ve gezegenimizin her bölgesinde ihtiyaç duyulan ürünü yetiştirebilmek için topraksız tarım uygulamaları da gerçekleştiriliyor.
• Tarım faaliyetleri sırasında ihtiyaç duyulan enerjinin yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesi, rüzgar veya güneş enerjisi gibi kaynaklara yönelinmesi de sürdürülebilir tarım adına son derece önemli.
• Toprağın “ilaçlanması” veya gübrelenmesi işlemlerinde kimyasal içermeyen doğal malzemelerin kullanılması ya da ilaçlamaya gerek bırakmayacak şekilde tarım faaliyetleri gerçekleştirilmesi, sürdürülebilir tarımın ilk adımları arasında.