7 min

Sürdürülebilirlik Bülteni

Yeni yılın ilk sürdürülebilirlik bülteninden herkese merhaba! İyisiyle kötüsüyle geride bıraktığımız 2022 senesinin ardından, her zaman olduğu gibi umudu merkezimize alarak gezegenimize ve geleceğimize bakmaya devam edeceğiz. İklim değişikliği başta olmak üzere gezegenimizi ve dolayısıyla yaşamımızı tehdit eden tüm gerçekliklerle mücadele için sahip olmamız gereken en önemli şeylerden biri farkındalık. Bu ay da hep birlikte sürdürülebilirlik konusunda farkındalığımızı artırmayı hedeflediğimiz içeriklerimizle karşınızdayız. Daha fazla vakit kaybetmeden başlıyoruz…
Sürdürülebilir Kalkınma: Bugünün ihtiyaçlarını gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama kabiliyetinden ödün vermeden karşılayan kalkınma türü.

İlk olarak 1987 yılında Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan Our Common Future isimli raporda adı geçen sürdürülebilir kalkınma terimi, herkes için daha iyi bir yaşamı hedefliyor. Genellikle ekonomik, sosyal ve çevresel olarak üç boyutta incelenen sürdürülebilir kalkınma, günümüzde 2016 yılının ocak ayında BM’de kabul edilen ve 17 maddeden oluşan Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile tanınıyor. 2030 hedefleri de olarak bilinen bu 17 amaç; sosyal adalet, döngüsel ekonomi, çevresel sürdürülebilirlik, herkes için sağlık ve eğitim gibi temel hakları merkezine alıyor ve aslında gezegenimizdeki yaşamın devamlılığı için çok önemli bir yol haritası niteliği taşıyor.

“Sürdürülebilir Üretim, İnşaat Sektöründe Atmamız Gereken Adımlardan Biri!”

Saint-Gobain Rigips Alçı Genel Müdürü Mehmet Tunaman’ın “Sürdürülebilir Üretim ve Saint-Gobain Sürdürülebilirlik Politikaları” konusundaki yazısı Türkiye İmsad Dergisi 51. sayısında yayınlandı.

Sıfır Karbon EHome2 Test Ediliyor

EHome2; Manchester yakınlarında, sıfır karbonlu, 3 oda bir salon, içinde oturulduğunda bile CO2 yaymayan otonom bir ev. Bu benzersiz proje, Saint-Gobain ile Birleşik Krallık'ın en büyük inşaat şirketi olan Barratt Homes ile birlikte yürütülüyor. Ehome2 şu an test aşamasında. 9 aylık bu testin sonunda, Saint-Gobain ve Barratt Homes sıfır karbonlu prefabrike konutların büyük ölçekte nasıl teslim edileceğine ilişkin uzmanlıklarını birleştirerek, İklim değişikliği ve doğal kaynakların korunması zorluklarıyla mücadele etmek için sürdürülebilir ve hafif inşaat çözümleri için önerilerini geliştirecek.

Türkiye, Son 52 Yılın En Sıcak Aralık
Ayını Yaşadı

İklim değişikliği, her coğrafyada olduğu gibi ülkemizde de kendini hissettirmeye devam ediyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre geçtiğimiz ay, son 52 yıl içerisindeki en sıcak aralık ayı olarak kayıtlara geçti. Ortalama sıcaklığın 8 santigrat derece olarak ölçüldüğü aralık ayı, aynı zamanda yağış anlamında da verimsiz bir sürece sahne oldu.

AB, Sınırda Karbon Vergisi Uygulamasına Geçiyor

Avrupa Birliği, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) konusunda yapılan görüşmelerin olumlu ilerlediğini ve 2023 yılı ekim ayı itibarıyla AB üyesi ülkeler dahilinde Sınırda Karbon Vergisi uygulamasının hayata geçirileceğini açıkladı. Buna göre AB üyesi ülkeler, karbon fiyatlandırma sistemine sahip olmayan ülkelerden yapacakları ithalatlarda yüksek karbon ayak izine sahip ürünler için ekstra vergi ödeyecek.

Deutsche-Bahn, Tek Kullanımlık Plastiklere Veda Ediyor

Almanya’nın en büyük demir yolu şirketi olan ve ülkenin ulaşımında çok önemli bir yer tutan Deutsche-Bahn, vagonlardaki yiyecek ve içecek servisinde tek kullanımlık plastikleri kaldıracağını açıkladı. Açıklamaya göre şirket, yolculara porselen veya cam bardaklar ve tabaklarla servis yapacak. Yolcular, cam veya porselen kaplar için herhangi bir depozito ücreti ise ödemeyecek.

Gezegenimizde sizce kaç kıta var? Son derece ilginç ancak farklı kaynaklarda bu soru için farklı yanıtlar bulmak mümkün. En yaygın görüş Dünya’da 7 kıta olduğu yönünde olsa da kimi kaynaklar Asya ve Avrupa’yı tek bir kıta sayarak 6 kıta görüşünde birleşiyor. Ancak hangi bakış açısına sahip olursanız olun yaptığınız hesaplamaya +1 kıta eklemeyi unutmayın! Çünkü pek de alışık olmadığımız türde, Pasifik Okyanusu’nun tam ortasında plastik atıklardan oluşan bir çöp kıtası var ve bu kıtayı hep birlikte yarattık!

Çöp Yığını ya da bir diğer bilinen adıyla Pasifik Çöp Adası, Kuzey Pasifik Okyanusu’nun 135°-155° batı meridyenleri ve 35°-45° kuzey paralelleri içerisinde yer alan ve çoğunluğu mikroplastiklerden oluşan bir atık yığını. İlk olarak 1997 yılında iklim aktivisti Charles Moore tarafından keşfedilen bu alanın büyüklüğü, aslında bu bölgeye neden “kıta” yakıştırması yapıldığını kanıtlar nitelikte.

Pasifik Çöp Adası, son araştırmalara göre 1.6 milyon kilometre karelik bir alanı kaplıyor. Yani bir diğer deyişle bu çöp yığını; Türkiye’nin yaklaşık iki katı, Fransa’nın yaklaşık üç katı, Almanya’nın ise yaklaşık dört buçuk katı büyüklüğünde bir yüz ölçümüne sahip. Güney Amerika ve Asya Kıtası başta olmak üzere pek çok farklı ülkenin okyanusa karışan atıklarının akıntıya kapılarak bir noktada birikmesiyle meydana gelen bu yığın, gezegenimize plastiklerle nasıl zarar verdiğimizin adeta bir simgesi gibi.
Sürdürülebilirlik bültenlerimizin geçtiğimiz sayılarında tekstil sektörünün ve kıyafet konusundaki tüketim alışkanlıklarımızın gezegene ne kadar büyük zararlar verdiğinden bahsetmiştik. Satın aldığımız en basit bir tişörtün dahi onlarca litre su tüketimine neden olduğunu, tekstil üretiminde kullanılan pek çok materyalin ve üretim süreçlerinin Dünya’ya karbon salımı olarak geri döndüğünü biliyoruz. Bu gidişatı değiştirmek için yapmamız gereken en önemli şeylerden biri ise sahip olduğumuz kıyafetleri olabildiğince uzun süre kullanmak. Bunun yolu ise tabii ki birazcık eskiyen kıyafetleri çöpe atmaktan değil, çeşitli yöntemlerle tekrar kullanıma kazandırmaktan geçiyor.

• Eski kıyafetlerinizi tekrar kullanıma kazandırmak için yapabileceğiniz en iyi şey, tabii ki giysileri ihtiyaç sahibi kimselere ulaştırmak. Ancak bu noktada söz konusu kıyafetin halen giyilebilir yapıda olması son derece önemli. Eski kıyafetleri bağışlayabileceğiniz çeşitli kıyafet kumbaraları olduğu gibi birçok STK da kullanılmayan kıyafetleri bağış olarak kabul ediyor.
• Eğer kıyafetiniz artık giyilemeyecek derecede yıprandıysa bağışlamak yerine geri dönüşüm uygulamalarını değerlendirmelisiniz. En bilinen, aynı zamanda da en etkili yollardan bir tanesi, tabii ki eski kıyafetleri temizlik bezi olarak kullanmak.
• Biraz daha yaratıcılığını konuşturmak isterseniz özellikle penye kıyafetlerle harika bez çantalar yapmanız mümkün. Yalnızca birkaç Google aramasıyla eski tişörtlerden bez çanta yapımı hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.
• Evcil hayvanınız varsa ona oyuncak almak için plastik ürünlere yönelmenize gerek yok! Kullanmadığınız kıyafetleri istediğiniz gibi parçalayın, birbirine bağlayın ve minik dostunuzun önüne bırakın. Plastik oyuncaklara göre çok daha yüksek ilgi göstereceğinden emin olabilirsiniz.
• Eski kıyafetten yeni kıyafet olur mu? Eğer birazcık el beceriniz ve vaktiniz varsa neden olmasın. İç içe geçmiş örgü şeklinde kemerler veya atkılar yapmak için eskimiş tişörtler harika bir seçenek!
• Duvar örtüleri, kilimler, dekoratif yastıklar ve hatta püsküllü halılar… Kullanılmayan kıyafetler, çöp dışında her şeye dönüşebilir!
Sürdürülebilirliği bir yaşam biçimi haline getirmenin yolu, bu kavramı hayatın her alanında içselleştirmekten geçiyor. Ev temizliği de tabii ki bunlardan bir tanesi! Temizlik konusunda kimyasal ürünlerin kullanımı son derece yaygın ve çoğu zaman fazlasıyla pratik. Peki ama ne kadar sürdürülebilir?

İşte sürdürülebilir temizlik rutini için dikkat etmeniz gerekenler:

Sürdürülemez Temizlik

• Su israfı, her alanda olduğu gibi temizlik rutinini de sürdürülemez kılan şeylerin başında geliyor. Minimum su tüketimi ile maksimum temizlik, her zaman ilk ilkemiz olmalı!
• Kimyasal temizlik ürünleri, pratik ve kolay bir temizlik imkanı sunabilir ancak bu ürünlerin ortaya çıkardığı atıklar gezegenimiz açısından son derece zararlı.
• Plastik süngerler, dayanıksız ve tek kullanımlık temizlik bezleri yeşil temizlik rutininde olmaması gereken ürünler arasında bulunuyor.
• Aşırı temizlik alışkanlıkları da hem sağlığımız hem de gezegenimiz için pek faydalı bir davranış sayılmaz. Tabii ki yaşam alanlarımızı pisliğe terk edecek değiliz ancak kararında ve verimli temizlik, ortak geleceğimiz için en doğru karar.

Sürdürülebilir Temizlik

• Ev yapımı ve doğal… Bu iki kavram pek çok konuda sürdürülebilirlik yaklaşımın temelinde yatıyor. Birçok temizlik malzemesini evinizde doğal yollarla hiçbir kimyasal madde kullanmadan üretebileceğinizi biliyor muydunuz?
• Temizlik araç gereçleri için plastik veya kısa ömürlü kullanım sunan ürünlere yönelmek yerine eski kıyafetler, kullanılmayan diş fırçaları gibi alternatifleri tercih etmek her zaman çok daha sürdürülebilir yaklaşım olacaktır.
• İç mekanlarda hava temizliği de son derece önemli bir konu ancak bu konuda tek çözüm alternatifimiz kimyasal maddeler içeren oda spreyleri değil. Pek çok farklı bitki ya da doğal ürün ile iç mekanların hava temizliğini çok daha doğal yollarla sağlayabilirsiniz. • Her şeye rağmen kimi zamanlarda toksik kimyasallar içeren temizlik ürünlerini kullanmak zorunda kalabiliriz. Bu durumda da bu ürünlerin atıklarını ayrıca poşetleyerek geri dönüşüm noktalarına ulaştırmalı ve diğer çöplerle karışmasının önüne geçmeliyiz.