 |
 |
Her ay ülkemizde ve dünyada gerçekleşen sürdürülebilirlikle ilgili gelişmeleri sizlere derlediğimiz bültenimizin dördüncü sayısından herkese merhaba! Geçtiğimiz kasım ayı, sürdürülebilirlik kavramını en yakından ilgilendiren konuların başında gelen iklim değişikliğinin gidişatı için çok kritik bir aydı. Mısır’da düzenlenen ve tüm dünyadan liderlerin katıldığı COP27 artık geride kaldı. Şimdi “dünyalılar” olarak önümüzde COP27’de alınan kararları uygulamak ve belirlenen hedeflere ulaşmak var. Peki, bunun dışında sürdürülebilirlikle ilgili neler oluyor? Gelin, birlikte bakalım… |
 |
 |
 |
Karbon Ayak İzi:
Bireylerin veya şirketlerin kullandığı araç, yakıt gibi maddeler nedeniyle doğaya verdiği zarar ve bu zararın karbondioksit birimiyle ölçülmesi.
Birey veya kurum fark etmeksizin gerçekleştirdiğimiz her bir davranışın gezegenimiz üzerinde belirli etkileri var. Ne yazık ki pek çok davranışımız, ekolojik sürdürülebilirliğimiz için -az ya da çok- olumsuz etki yaratıyor. Gerçekleştirdiğimiz seyahatler, satın aldığımız ürünler, yürüttüğümüz üretim ve tüketim faaliyetleri Dünya için son derece zararlı olan karbon salımı anlamına geliyor. Bireylerin, kurumların ya da belirli insan faaliyetlerinin ortaya çıkardığı karbon salımlarını ölçmek içinse “karbon ayak izi” terimi kullanılıyor. Hem bireysel düzeyde hem de toplumsal ölçekte karbon ayak izimizi düşürmemiz, artık gezegenimizin geleceği için bir zorunluluk halini almış durumda. |
 |
 |
 |
“Sürdürülebilir Hareket Et” Projeleri Hayata Geçiyor!
Bu yıln başında lansmanı yapılan Saint-Gobain’in çalışan merkezli “Sürdürülebilir Hareket Et” programının kazananları belli oldu. Çalışanların sürdürülebilirlik adına oluşturduğu projelerini hayata geçirme fırsatı veren "Sürdürülebilir Hareket Et" programına dünya çapında 570 başvuru oldu. 300 tane projenin seçildiği programa Türkiye’den de 2 proje seçildi. İzocam’ın Mersin’deki Tarsus Tesisi’nin 18.000 m2’lik çatı alanına 4.200 adet güneş paneli montajı yapılacak. Tesise %10 enerji tasarrufu sağlayacak projenin 1 yılda tamamlanması planlanıyor. Bu proje ile beraber yılda 1.533 ton karbon salımı engelenecek. Weber’in Antalya’daki Tesisi’nin 4.500 m2’lik çatı alanına iste 930 adet güneş paneli montajı yapılacak. Projenin 5 ayda hayata geçirilmesi planlanıyor. Bu uygulama ile 1 yılda 326 ton karbon salımı engellenecek.
|
 |
 |
 |
Saint-Gobain’in
Yeni Kampanyası Yayında!
Saint-Gobain olarak sürekli değişen çevresel koşullarda inşaat konseptini yenilemek ve dönüştürmek için kararlıklıkla çalışmalara devam ediyoruz. “Sürdürülebilir inşaat çözümlerinde dünya lideri olmak” vizyonumuz ile kaynakları daha verimli kullanan, herkes için daha erişilebilir ve her anlamda daha verimli inşa kavramının sorumluluğunu hissediyor ve bunun gerçeğe dönüşmesi için öncülük ediyoruz. Yeni Dünya ile inşaat sektörünün ve geleceğin dönüşümünü gençler üzerinden gözler önüne seren yeni kampanyamızı keşfet etmek için tıklayın!
|
 |
 |
 |
Fransa Uçuşları Sınırlandırdı!
Ulaşım faaliyetlerinin karbon salımları konusunda ne denli büyük bir paya sahip olduğu herkesçe bilinen bir gerçek. Bu doğrultuda belirlediği iklim hedefleri için harekete geçen Fransa hükümeti, ülke içerisinde iki buçuk saatten kısa süren ve tren yolculuğuyla gidilebilecek rotalar için uçuş seferlerini kaldırdı. Sürdürülebilir ulaşım adına öncü bir hareketi temsil eden bu adımın yakın gelecekte diğer Avrupa ülkelerinde de faaliyete geçmesi bekleniyor.
|
 |
 |
 |
Kayıp ve Zarar
Fonu Kuruluyor!
İklim değişikliğiyle mücadele konusunda COP27’de alınan kararlar arasında en önemli adımlardan bir tanesi iklim adaleti konusunda geldi. Ekolojik dengesizlikler sonucu ortaya çıkacak iklim olaylarından diğer ülkelere nazaran çok daha fazla etkilenen ve gelecekte de etkilenecek olan yoksul ülkelere destek için Kayıp ve Zarar Fonu kurulmasına karar verildi. .
|
 |
 |
 |
Amazon’da Ormansızlaşma
%11 Azaldı
Toplamda 5.5 milyon kilometrekarelik bir alana yayılan ve açık ara dünyanın en büyük ormanı olan Amazon Yağmur Ormanları, tarihten bugüne insan etkisiyle yaklaşık %20 oranında küçülmüştü. Süregelen bu ormansızlaşmanın ivmesi ise son yıllarda kırılmaya başladı. Yapılan araştırmaya göre Amazon’da her yıl meydana gelen ormansızlaşma, geçtiğimiz yıl %11 oranında azaldı..
|
 |
 |
 |
İklim değişikliği görece yeni olarak kabul edilebilir ancak insan faaliyetlerinin doğa üzerindeki olumsuz etkisi çok da yeni sayılmaz. Tarihten bugüne pek çok canlı türünün nesli, kimi zaman doğal süreçler kimi zamansa insan faaliyetleri sonucunda tükendi. Bugüne geldiğimizde ise ne yazık ki durum neredeyse hiç olmadığı kadar kötü.
Kısa adı IUCN olan Dünya Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliğinin her yıl yayımladığı Kırmızı Liste’ye göre (IUCN Red List) 2022 yılı itibarıyla dünyada tam
41 bin türün nesli tehlike altında. Bahse konu türlerin 9494 tanesi, IUCN tarafından belirlenen kategorizasyonda CR seviyesinde, yani kritik tehlike altında bulunuyor. Gezegenimizdeki davranış şekillerimizi değiştirmediğimiz takdirde çok yakın bir gelecekte yalnızca “tarihteki bir canlı” haline gelecek bu türlerin 3953 tanesini ise hayvan türleri oluşturuyor.
Nesli kritik tehlike altında olan türlerin pek çoğunun yaşadığı sorunlar ise ortak:
• İklim değişikliği
• İnsan faaliyetleri nedeniyle habitat kaybı
• Kaçak avcılık
• Salgın hastalıklar |
 |
 |
 |
Sürdürülebilir ulaşım yöntemlerinin gezegenimizin geleceği için ne kadar önem taşıdığından daha önceki sayılarımızda bahsetmiştik. Aynı şekilde ulaşımı tam anlamıyla sürdürülebilir kılmanın da fosil yakıt kullanan araçlardan olabildiğince uzaklaşmakta yattığını zaten hepimiz biliyoruz. Ancak ne yazık ki günümüzün realitesi buna şimdilik çok uygun değil. Her ne kadar tamamen elektrikli araçlar giderek yaygınlaşsa da fosil yakıt tüketen araçların sayısı halen büyük bir çoğunluğu kaplıyor.
Peki, fosil yakıtlarla çalışan bir otomobili nasıl daha sürdürülebilir hale getirebiliriz? Tabii ki tükettiğimiz yakıt miktarını minimuma indirerek! Üstelik bu alışkanlığımız, yalnızca geleceğimizi değil aynı zamanda bireysel ekonomimizi de koruyabilir!
• Araç bakımı, yakıt tasarrufu yapmanın püf noktası! Lastiklerinizin her daim ideal şişkinlikte olduğundan emin olun. Böylece sürtünme katsayısını ve dolayısıyla yakıt tüketimini düşürebilirsiniz.
• Aynı şekilde motorda oluşan sürtünmeyi minimize etmek de motorun verimliliğini artırmak için kritik öneme sahip. Bunun için motor yağınızı düzenli şekilde değiştirmeyi unutmayın.
• Araştırmalara göre temiz bir hava filtresi yüzde 0.6 oranında yakıt tasarrufu sağlıyor. Küçük bir oran gibi görünebilir ancak tüm etkenler bir araya geldiğinde kayda değer bir yakıt tasarrufu gerçekleştirebilirsiniz.
• Hız sabitleyici teknolojisine sahip bir otomobiliniz varsa bu özelliği kullanmaktan kaçınmayın. Araştırmalar, 90 km/s hızda giden bir aracın 120 km/s hızda giden bir araca göre tam sekiz kat verimli şekilde yakıt tüketimi yaptığını söylüyor.
• Mecbur kalmadıkça klima kullanmamak da yakıt tasarrufu için son derece önemli. Özellikle yaz aylarında klima kullanımı yerine cam açmak hem yakıt tasarrufu açısından hem de geride bıraktığınız karbon salımlarını düşürme bakımından %20 daha efektif.
• Son olarak tabii ki agresif sürüşten kaçınmayı unutmayın… Sakin ve güvenli bir sürüş benimsemeniz, yalnızca sizin ve trafikteki diğer kişilerin güvenliğini sağlamakla kalmayacak aynı zamanda gezegenimizin geleceğini de koruyacak. |
 |
 |
 |
Sürdürülebilirlik, kuşkusuz pek çok şeyle bağlantılı… Ancak bu kavramı bugün bu seviyede kritik hale getiren unsurlardan bir tanesi ise son yüzyılda küresel ölçekte edindiğimiz tüketim alışkanlıkları. Mevcut tüketim davranışlarımızın gezegenimizdeki doğal kaynakların tükenmesine neden olacağını kestirmek için artık kahin olmamıza gerek yok. Peki, nasıl bir tüketim bilinci geliştirmeliyiz? Sürdürülebilir tüketim için neler yapmalıyız?
Sürdürülemez Tüketim
• Herhangi bir konuda sürdürülemez bir tüketim davranışında bulunmak istiyorsanız yalnızca ihtiyacınız olmayan bir şeyi satın almanız yeterli. Üstelik bu satın aldığınız şey %100 çevre dostu bir ürün olsa dahi… Tüketim alışkanlıklarımızı sürdürülebilir hale getirmenin ilk adımı, gerçekleştirdiğimiz satın alma davranışlarının tamamında “Gerçekten ihtiyacım var mı?” sorusunu kendimize sormak.
• İhtiyacınız olduğuna kanaat getirdiğiniz bir ürünü satın alırken de tabii ki yalnızca bugünü değil, geleceği de düşünmelisiniz. Daha ucuz ya da erişilebilir olduğu için satın alınan dayanıksız ürünler, uzun vadede yeni tüketim ihtiyaçlarının ortaya çıkmasına neden olacaktır.
• Tüketim süreci, yalnızca alışverişle sınırlı değil elbette. Satın aldığımız ürünü kullanırken de olabildiğince özenli davranmak, kullanım süremizi uzatabilir ve böylece yeni tüketim ihtiyaçlarının önüne geçebilir. Dolayısıyla sahip olduklarımıza iyi bakmamız, gezegenimize iyi bakmamız anlamına geliyor.
• Neredeyse her ürün, üretim süreçlerinde farklı seviyelerde karbon ayak izine neden oluyor. Ancak bazı ürünler bu konuda liderliği kimseye kaptırmıyor. Hızlı moda ürünleri, plastik bazlı ürünler ya da çeşitli kimyasalların kullanıldığı kimi kozmetik ürünleri çevreye en çok zarar verenler arasında. Tüketim tercihlerimizde çevreye fazlaca zararı olan ürünlerden uzak durmak harika bir adım olacaktır…
Sürdürülebilir Tüketim
• Sürdürülebilir tüketim için yönelebileceğimiz en ideal rota ise yerel ve sürdürülebilir markalar. Bu tercihimiz, hem ekonomik ve toplumsal sürdürülebilirliği destekleyecek hem de lojistik dolayısıyla ortaya çıkacak karbon salımlarını minimuma düşüreceği için çevresel anlamda fayda sağlayacak.
• Modern yaşamın vazgeçilmezi olan bazı ürünlerde sürdürülebilir olmayan materyallere fazlasıyla alışmış durumdayız. Ancak günümüzde neredeyse her ürünün bir sürdürülebilir alternatifi mevcut. Satın aldığınız ürün her ne olursa olsun başına “sürdürülebilir” sıfatını getirerek yapacağınız bir Google araması, uzun vadede çok şeyi değiştirebilir.
• Kampanyalardan etkilenmemek ve ihtiyaç dışı alışverişten olabildiğince uzak durmak istiyorsanız bilinçli ve planlı bir alışveriş sistemine sahip olmanız çok önemli. Basit bir çözüm gibi gelebilir ancak önceden hazırlanacak alışveriş listeleri bile sürdürülebilir tüketimin ilk adımı olabilir.
• Sahip olduğunuz veya satın alacağınız tüm ürünlerin maksimum kullanım süresi ve mümkünse yeniden kullanım veya dönüşüm imkanlarına sahip olduğundan emin olmayı deneyin. Bu sayede hem ortaya çıkaracağınız atıkların hem de yepyeni tüketim davranışlarının önüne geçebilirsiniz. |
 |
 |
 |
Saint-Gobain Türkiye
@Copyright Saint-Gobain Türkiye 2022
Üyelikten Ayrıl | Üyelik Bilgilerim
|
 |
 |