3 min

Sürdürülebilirlik Bülteni

Mayıs, doğanın uyanışı ve yeniliklerin zamanıdır. Bu ay, sürdürülebilirlik yolculuğumuzda, daha yeşil bir gezegen için atılacak adımların heyecanını paylaşıyoruz. Küresel iklim değişikliğiyle mücadelede kolektif bir yaklaşımın önemini vurgulayarak, geleceğin yaşam alanlarını inşa etmek adına yeni fikirler ve eylemler üzerinde duracağız. Bu ayki bültenimizde, sürdürülebilir şehirler 
ve yaşam alanları yaratmanın, sadece doğal kaynakları korumaktan öte bir anlam taşıdığını irdeleyeceğiz.

Biyofilik tasarım, sadece mekan estetiğini değil, insanın doğayla kurduğu bağı da yeniden 
inşa eden bir tasarım felsefesidir. 

Doğal ışığın ritmiyle şekillenen hacimler, içeri taşınan bitki dokuları ve su sesiyle uyanan duyular… Hepsi, doğanın mekanla yeniden buluşmasını sağlar. Araştırmalar, biyofilik öğelerin kullanıldığı ortamlarda stresin azaldığını, üretkenliğin ve yaratıcılığın arttığını gösteriyor. 
Bizler doğa ile uyumlu, insana iyi gelen mekanlar yaratmayı önemsiyoruz.

Saint Gobain “Yeni Nesil Sürdürülebilir İnşaatçılar” için Eğitimler Düzenliyor! 

Saint-Gobain, her kıtada hem sürdürülebilir inşaatın zorlukları konusunda farkındalık yaratan hem de teknik becerilere katkı sağlayan eğitimler düzenliyor. 

Nitelikli işgücü eksikliği ile karşı karşıya kaldığımız bu günlerde, Saint- Gobain de dünya çapında eğitim girişimlerini artırıyor. Hindistan’dan Kenya’ya Arjantin’den Fransa’ya bir çok ülkede düzenlenen bu eğitimler her bölgenin ihtiyaçlarına özel olarak kurgulansa da hepsinin amacı aynı; sürdürülebilir inşaatın zorluklarının farkında olan profesyonellere eğitim desteği vermek. 
 

Saint-Gobain Türkiye Sürdürülebilirlik Broşürümüz Yenilendi! 

Sürdürülebilir kalkınma amaçlarından sürdürülebilirlik ile ilgili son gelişmelere ve inşaat sektöründe sürdürülebilirlik uygulamalarına kadar bir çok içeriğe ulaşabileceğiniz Sürdürülebilirlik Broşürümüz yayında! 

Japonya'da Şeffaf Ahşap 
ile Karbonsuz Cepheler 

Tokyo Üniversitesi'nin yaptığı bir araştırmada doğal ahşabı şeffaf hale getirerek, yapıların enerji verimliliğini artıran ve karbon ayak izini azaltan yeni bir malzeme geliştirildi. Bu çalışma ile ahşaba optik şeffaflık kazandırılırken, aynı zamanda estetik desenlerin korunması sağlanıyor. Bu “estetik ahşap”, UV engelleme, ısı yalıtımı ve mekanik dayanıklılık gibi birçok avantajı bir arada sunuyor. Camın yerine geçebilecek bu yenilikçi malzeme, binaların enerji verimliliğini artırırken, biyobazlı ve biyobozunur özellikleri sayesinde sürdürülebilir bir alternatif olarak öne çıkıyor. Bu keşif, doğaya dost yapı malzemelerinin geleceğine dair umut verici bir adım.

Bu hafta, her gün bir ürünü yeniden kullanmanın yaratıcı yollarını keşfetmeye ne dersiniz? 
Eski bir cam kavanoz, yeni bir saksıya dönüşebilir; kullanmadığınız bir tişört, temizlik bezi ya da hatta alışveriş torbası olabilir. Yeniden kullanım, sadece atıkları azaltmakla kalmaz, aynı zamanda yaratıcılığınızı da tetikler. Her adımda, çöp kutusunun bir adım gerisinde doğan yeni fikirleri keşfedeceksiniz. Bu küçük eylemler, sürdürülebilir bir yaşam tarzı için büyük bir adım olabilir.

İklim değişikliği, bedenimizin sadece dış çevresine değil, iç sağlığına da etkiler yaratıyor. Artan gece sıcaklıkları, vücut sıcaklığını düzenlemekte zorlanan bir uyku düzenine yol açarak REM uykusunun kalitesini düşürebiliyor. Bu da hem fiziksel hem de zihinsel sağlığı etkileyerek bilişsel performansımızı düşürüyor. Gece boyunca sağlıklı uyumak, iklim değişikliğinden doğrudan etkilenen bir başka yaşam alanı haline geliyor. Doğaya ve iklim değişikliğine duyarlılığımızı arttırarak, uyku kalitemizi iyileştirecek önlemler alabiliriz.

Sürdürülebilir mutluluk, yalnızca doğal çevremizle değil, başkalarıyla olan bağlarımızla da şekillenir. Mahalledeki açık alanlar, teras bostanları ya da paylaşımlı üretim atölyeleri, bireysel mutluluğun kolektif üretimle nasıl beslendiğini gösterebilir. Birlikte çalışmak, hem zihinsel hem de duygusal anlamda bağ kurmanın ve büyümenin bir yolu. Kök salmak, bazen toprakta değil, ortak bir amaca ve topluluk yaratmaya dair bir deneyimdir. Bu süreç, sürdürülebilirliği sadece doğayla değil, insanlarla da paylaşmanın önemini gözler önüne seriyor.