6 min

Sürdürülebilirlik Bülteni

Birinci cemre, ikinci cemre ve üçüncü cemre… Mart ayı ile birlikte ilkbahara adım atıyor ve 
doğaya olan hasretimizi gidermeye başlıyoruz. Doğadan bahsederken, her baharı en güzel haliyle yaşayabilmek için üzerimize düşeni yapıyor, sürdürülebilir bir hayat adına atabileceğimiz adımları öğreniyoruz.

Hadi gelin, bu ayın sürdürülebilirlik başlıklarını inceleyelim ve çevre dostu bir hayat için günlük ilhamımızı alalım…

Tasarım yaparken doğadan ilham almak anlamına gelen biyomimikri kavramı Yunanca hayat 
anlamına gelen ‘bios’ ve taklit anlamına gelen ‘mimesis’ kelimelerinden oluşur. Sürdürülebilir
bir yaşam inşa etme adımında en büyük ilham kaynağımız doğanın kendisidir. Mimarlık, şehircilik, mühendislik gibi çeşitli sektörlerde bu anlayış benimsenebilir ve doğadan ilham alan şehirler, araçlar, ürünler doğaya verilen zararların önüne geçerken yeni ve inovatif fikirlerin geliştirilmesinin de önünü açabilir. 

Biyomimikri ile tasarlanan inovasyonlara radarları ve su ve kir tutmayan yüzeyleri örnek verebiliriz. Radarlar görme yeteneği çok iyi olmayan yarasaların titreşim yayarak yönünü bulma prensibinden esinlenerek icat edilmiştir. Su ve kir tutmayan yüzeyler de lotus çiçeğinin aynı özelliğinden esinlenerek üretilmiştir.

Saint-Gobain’den Antakya'ya Temiz 
Su Desteği

Sürdürülebilir ve hafif inşaat çözümlerinde 
dünya lideri olan Saint-Gobain, asrın felaketi olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli depremin ikinci yılında da bölgedeki desteğini sürdürüyor. Saint-Gobain, Hatay Belediyesi ile işbirliği yaparak Antakya'da Atatürk ve Sevgi parklarına iki adet içme suyu arıtma sistemi kurarak bölge halkının hizmetine sundu. 
Her biri saatte 3 ton içme suyu üretebilen bu sistemler, toplamda günlük 20 ton temiz su üretme kapasitesine sahip. Saint- Gobain Türkiye markaları Weber, Abrasives ve Chryso'nun katkıları ile hayata geçirilen ve Antakya'nın merkez bölgelerinde sabitlenen sistemler, halkın temiz su ihtiyacını 
karşılamakta önemli bir rol oynuyor.

Şubat 2025’te Küresel Deniz Buzu Seviyesi Tarihin En Düşük Seviyesini Gördü!

Bilim insanları deniz buzu seviyesinin tarihin
en düşük seviyesine ulaştığını ve bu durumun endişe verici olduğunu duyurdu. Güneş ışığını yansıtarak gezegen üzerinde soğutucu etkiye neden olan deniz buzları küresel ısınmasın engellenmesi için büyük önem taşımaktadır. 

Avrupa Birliği’nin Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) verilerine göre kuzey ve güney kutuplarındaki buzul alanların toplamı 1970’lerden bu yana yapılan çalışmalardaki
en düşük seviyeyi gördü ve Şubat ayı boyunca 
bu şekilde seyretti. Bu durumun nedeninin atmosferde artan kirli gazlar olduğu ve bu gazların gezegenin ısınmasına yol açtığı belirtildi.

Doğayı Korumak İçin 
Yeni Planlar: “Umut Işığı”

Birleşmiş Milletlerin gerçekleştirdiği doğa ve biyoçeşitlilik zirvesinde dünyanın geleceği ile ilgili umut verici gelişmeler yaşandı. Birleşmiş Milletler 2030 yılına kadar her yıl doğanın ve biyoçeşitliliğin korunması için 200 milyar dolarlık bir kaynak ayıracak. Bu adım ile birlikte devletlerin ve özel firmaların beş yıllık süreçte sürdürülebilir çözümlerdeki ilerleyişine hız kazandırması hedefleniyor. 

Bu kaynağın kullanımı, devletler ve politikaları yönünden nasıl ilerleneceği konularında hala çözümlenmemiş kısımlar bulunmasına rağmen dünyanın geleceği konusunda cesur bir adım olarak değerlendiriliyor. Ekosistemlerin ve biyoçeşitlilğin korunmasının yanı sıra bu adım iklim değişikliği ile mücadele için de bir fırsat doğuruyor.

Avrupa Birliği Ürün Paketlemeleri İçin 
Çevre Dostu Düzenlemeleri Duyurdu

Avrupa Birliği “Paketleme ve Paketleme Atıkları Yönetimi” üzerine yeni düzenlemeleri içeren raporunu yayınladı. Bu düzenlemeler ile ambalaj atıklarının azaltılması, geri dönüşüm oranlarının artırılması ve yeniden kullanılabilir paketleme seçeneklerine yönelinmesi amaçlanıyor.

Ambalaj üretiminde kullanılacak sürdürülebilir malzemeler ve verimli kaynak kullanımı ile ambalaj sektörünün döngüsel ekonomiye geçişi sağlanabilir. Bu kurallar ambalaj sektörünün karbon ayak izi düşürülmesini sağlayacak, şirketleri inovatif ve sürdürülebilir çözümlere yönlendirecek.

Baharın gelişiyle camlarımızı serin ama bol oksijen dolu bir havaya açıyor, evlerimizi yeni 
çiçeklerimizle şenlendiriyoruz. Baharın gelişini kutlamak için güzel bir bahar temizliği yapacak, balkonumuzu çiçeklerle donacak ve bahara hazırlayacağız. 

Herkesin elinin altında bulunan malzemelerin bahar temizliğimizde nasıl yardımcılarımız olacağını inceleyelim ve alışkanlıklarımızı değiştirerek sürdürülebilir bir geleceğe adım atalım:

Limon: Mutfaklarımızın vazgeçilmezi olan limon, aynı zamanda pas, yağ ve su lekelerinde de kolayca ulaşabileceğimiz doğal temizleyicilerden biridir. Asidik yapısı ile limon mutfak tezgahları, fırınlar ve mutfak dolaplarında gerek direkt yüzeye sürülerek gerekse de su ile seyreltilerek kullanılabilir.

Sirke: Cam ve seramik gibi yüzeylerde oldukça etkili olan sirke bu bahar camlarınızı pırıl pırıl yapacak. 1:1 oranında su ile seyrelttiğiniz sirkeyi püskürtücü bir şişre ile rahatça kullanabilirsiniz. Sirkenin asidik bir yapıya sahip olduğunu ve doğal taş, mermer gibi hassas yüzeylerde kullanılmayacağını unutmayalım.

Karbonat: Fırın, ocak, mutfak tezgahı ve lavabolar… Islak alanlarınızın vazgeçilmezi karbonat koku giderici ve aşındırıcı özelliği ile zorlu kirlerin üstesinden gelir. Ayakkabı, lavabo ve buzdolabı gibi çok çeşitli yerlerdeki kokuların giderilmesinde kullanılır. Ayrıca yiyeceklerimizi temizlemede de elimizin altında bulunması gereken bir malzemedir. İnatçı lekelerde sirke ve limon ile karıştırılarak da kullanılabilir.

Tuz: Özellikle meyve suları gibi zorlu lekelerde dökülen sıvının emilmesini sağlayarak lekelerin çıkarılmasına yardımcı olur. Limon ve sirke ile karıştırılarak daha güçlü bir temizleyici elde edilebilir. Doğal Yağlar: Çay ağacı, lavanta yağı gibi çeşitli yağlar baharin güzel kokusunu evlerinize taşıyacaktır. Kötü kokuların giderilmesinin yanı sıra sirke, limon gibi temizlik malzemeleri ile karıştırıldıklarında etkilerini artırabilirler.

İklim değişikliği ile buzullar eriyor; seller, yangınlar yaşanıyor. Biyoçeşitlilik bozuluyor, 
canlıların yapısı değişiyor. Tüm bu gelişmeler NASA’nın uydu fotoğrafları ile de belirttiği üzere dünyamızın ve doğamızın renklerini değiştiriyor. 

İklim değişikliği ile okyanusların ve denizlerin rengi maviden yeşile dönüyor. Son 20 yılda daha yeşil olduğu gözlemlenen okyanus ve denizlerde, sıcaklığın artması ile alg ve fitoplanktonların sayısındaki değişiklikler güneş ışınlarının yansıma şeklini, miktarını değiştiriyor. Tüm bu değişimler okyanus ve denizlerin daha yeşil olmasına neden oluyor.

Yine aynı şekilde su ekosistemlerinde artan doğal ve doğal olmayan atıklar bu ekosistemlerin kahverengileşmesine neden oluyor. Mevsimlerin kaymasıyla birlikte sonbaharda yapraklar daha geç kızarıyor, sıcaklıkların artması ile buzullar eriyerek yerini bitki örtüsüne bırakıyor. Tüm bu değişimleri NASA’nın yayınladığı 500 fotoğraftan oluşan seçkiden görüntüleyebilirsiniz.

Tersine mentorluk klasik mentorluğun aksine daha genç ve deneyimsiz kişilerin kendi nesilleri
ile gelen bilgilerini ve bakış açılarını deneyimli ve yaşça büyük bir kitle ile paylaşmasıdır. 
Tersine mentorluk ile deneyimli ve yaşça büyük bireylere yeni çağ ve teknolojinin getirdiği beceriler kazandırılabilir, alışılageldik alışkanlıklar kırılabilir ve bu kişilere yaşama heyecanı aşılanabilir.

Teknolojinin içine doğmuş olan gençler onu daha etkili kullanmanın yollarını keşfetmek konusunda tecrübeli insanlardan daha becerikli ve cesaretli olabilir. Bu becerilerin yaşça büyük bireylerle paylaşılması onların bilgilerini güncellemelerine, çeşitli teknolojik araçlar sayesinde zamandan tasarruf etmelerine yardımcı olur.

Benzer biçimde genç nesil iklim krizleri, sürdürülebilirlik, doğanın korunması gibi başlıkların
çok önemli olduğu bir zamanın içerisine doğduğundan bu konular ile ilgili daha çevreci ve bütünsel yaklaşımlara sahip olabilir. Uzun zamandır devam eden, alışılageldik düzenlerin içerisindeki hataları dışarıdan bir göz olarak daha kolay fark edebilir, güncel çözümlere daha kolay adapte olabilir. Genç nesil ile etkileşimde olmak, deneyimli insanlara farklı bakış açıları kazandırır.

Sizler de tersine mentorluk yaparak büyüklerinizi anlamaya ve onlara çağın getirdiği
sorumlulukları anlatmaya başlayabilirsiniz.