6 min

Sürdürülebilirlik Bülteni

Ekim ayının sürdürülebilirlik bülteninden herkese merhaba! Sonbahar, artık kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladı. Bu mevsimin simgesi olan sararmış yapraklar ise çok yakında sokaklarımızı, bahçelerimizi doldurmaya başlayacak. Peki, bu yaprakları toplayıp çöpe atmanın doğanın dengesine zarar verdiğini biliyor muydunuz? Ağaçlardan dökülen yapraklar, hem toprak için besleyici organik bileşenler sağlıyor hem de çeşitli canlılar için yaşama alanları oluşturuyor.

Uzun yıllardan beri ezberlediğimiz davranışların birçoğu, aslında gezegenimizin işleyişiyle pek de
uyumlu sayılmaz. Gelin, sürdürülebilir bir gelecek için neleri değiştirmemiz gerekli, birlikte bakalım…

Yavaş Moda: Daha az moda ürünü tüketmeyi ve çok daha az atık ortaya çıkarmayı hedefleyen moda anlayışı.

Sürdürülebilir moda kavramının bir yansıması olan yavaş moda, hızlı moda akımına karşı geliştirilmiş bir yaklaşım. Bu anlayışın en büyük özelliği, giyim ürünlerinin tüketiminin tamamen ihtiyaç odaklı ilerlemesi. Aynı zamanda üretim sürecinde de uzun ömürlü, sürdürülebilir materyallerin öne çıktığı ve olabildiğince az ve zararsız tekstil atığı ortaya çıkaran yaklaşımlar tercih ediliyor.

Sürdürülebilir Kalkınma Derneği'ne Üye Olduk!

Saint-Gobain Türkiye olarak sürdürülebilirlik konusunda attığımız adımlara bir yenisini daha ekledik.

“Grow and Impact” ile birlikte stratejik hedefimiz olan sıfır karbon emisyonuna ulaşmak için sürdürülebilirlik aksiyonlarına yoğunlaşıyoruz. Bu süreçte Grubumuz ’un da üye olduğu sürdürülebilirlik odaklı dernek ve kuruluşların yerel temsilci dernekleri ile görüşmeler yapıyoruz. Saint-Gobain Grubu’nun da üyesi olduğu Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi'nin (WBCSD- World Business Council for Sustainable Development) Türkiye'deki bölgesel ağı ve iş ortağı olan SKD Türkiye (Sürdürülebilir Kalkınma Derneği) üyelerinden olduk!

Dernek, sürdürülebilirlik konusunda öncü şirketlerin bir araya geldiği ve bu konuda farkındalık yaratmak ve toplumsal bir değişim oluşturmak için çalışmalar yürütmektedir.

Düşük Karbonlu Taşımacılık

Avrupa’da yükleme kamyonlarının karbon ayak izini azaltmak için Saint-Gobain Glass Logistics, filosuna biyoyakıtları dahil etmeye başladı!

Detaylar için tıklayın!

BM Gelecek Paktı İmzalandı

Son yılların en önemli küresel gelişmelerinden biri olarak değerlendirilen BM Gelecek Paktı, geçtiğimiz günlerde imzalandı. Yüzlerce ülkenin taraf olduğu anlaşma, dünyanın en önemli sorunlarının yakın gelecekte çözüme ulaşması için yol gösterici rol oynayacak. Anlaşma, iklim değişikliğiyle ilgili de pek çok madde içeriyor. Bunlardan en önemlilerinden bir tanesi ise tarafların fosil yakıttan uzaklaşmayı taahhüt etmiş olması.

Yeni Teknoloji ile Güneş Enerjisini Depolamak
Daha Kolay

İspanya’da yer alan Katalonya Politeknik Üniversitesindeki araştırmacılar, yenilenebilir enerji konusunda önemli bir gelişmeye imza attı. Geliştirilen yeni cihaz sayesinde fotovoltaik sistemler, Güneş enerjisini çok daha sürdürülebilir şekilde depolayabilecek.

Her geçen yıl dünya genelinde Güneş enerjisi üretiminin miktarı hızla artıyor. Bu sene, geçtiğimiz yıla göre %29 artışla yaklaşık 600 GW Güneş enerjisi üretildi. Geliştirilen yeni cihaz, kullanılmayan enerjinin sürdürülebilir pillerde depolanabilmesinin ve gelecekte ihtiyaç duyulduğunda kullanılabilmesinin önünü açıyor.

Güney Kıbrıs’ta Yeşil Kaplumbağalar Geri Dönüyor

Güney Kıbrıs Rum Kesimi, planlı bir uygulama ve caydırıcı cezalarla doğal yaşam alanlarının korunabileceğini ispatladı. Ada sahillerinde yaşayan ve nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan yeşil kaplumbağalar, alınan önlemler sayesinde tekrar görülmeye başladı.

Geçtiğimiz yıl Kıbrıs sahillerinde 282 adet yeşil deniz kaplumbağası yuvası tespit edilmişti. Bu yıl alınan önlemler sayesinde bu sayı 100 artarak 382’ye ulaştı. Yetkililer, bölgede sık sık devriyelerle kontroller gerçekleştiriyor ve belirtilen kurallara uymayanlara 17 bin avroluk cezalar yazıyor.

Ekim ayı, havaların yavaş yavaş serinlediği, “Kombiyi mi açsak?” sorularının duyulmaya başladığı ay. Ancak doğal gaz kullanımı, yıl içerisinde ne kadar uzun bir süreyi kaplarsa hem ekonomik hem de çevresel etkileri o kadar fazla oluyor.

Peki, havalar henüz o kadar da soğumamışken kombi kullanımı nasıl olmalı?

İşte önerilerimiz…

• Uzun Kolluların Zamanı Geldi: Öncelikle ev içi giyiminizin mevsime uygun olduğuna emin olun.
Yaz aylarından alışık olduğumuz üzere şort ve tişört gibi ince kıyafetler, ekim ayı için uygun değil. Eşofman, uzun pijama veya kazak gibi parçaları tercih ederek doğal gaz kullanımınızı erteleyebilirsiniz.

• Kapatmayın, Kısın: Doğal gaz tüketimini azaltmak için kombiyi sık sık açıp kapatmak doğru bir yöntem değil. Kombiyi açmaya kararlıysanız evden uzun müddet ayrılmayacağınız sürece açıp kapatma yöntemini tercih etmeyin.

• Petek Bakımı: Kombinizin ve peteklerinizin bakımını ihmal etmeyin. Özellikle petek temizliği ısı kaybının önüne geçebilmek için çok etkili bir yöntem. Uzun süredir çalışmayan petekleriniz sonbahar için hazır olmayabilir.

• En Az Üç Petek: Bazı petekleri tamamen kapatmak bazılarını ise tamamen açmak da doğru bir yöntem değil. Evinizdeki kapalı peteklerin olduğu bölgeler, diğer alanlar için soğutucu görev görebilir.
Bu nedenle kullanmadığınız petekleri tamamen kapatmak yerine kısmayı tercih edin.
Ayrıca uzmanlar, doğal gaz sistemindeki devridaimin düzgün çalışması için en az üç petek çalıştırılmasını öneriyor.

• Soğuk Havaya Geçit Yok: Evin sık sık havalandırması, sağlıklı bir hava kalitesi için çok önemli.
Ancak yaz aylarından alışık olduğumuz üzere camları sürekli açık tutmak sonbahar mevsimi için doğru bir davranış olmayacaktır. Bunun yerine belirli aralıklarla camı açıp evinizi havalandırın, geri kalan zamanda dışarıdaki soğuk havanın içeri girmesini engelleyin.
İklim değişikliği, ne yazık ki en çok beklenen sonuçlarının yanında yan etkileriyle de gezegenimizi zorlamaya hazırlanıyor. Araştırmalara göre sıcaklıkların artması, dünyada görülen yıldırımların sayısını da önemli oranda artıracak.

Çalışmalar, gezegenimizdeki her 1 santigrat derecelik artışın %12 oranında yıldırım artışına sebep olabileceğini gösteriyor. Bu artış, mevcut rakamlar değerlendirildiğinde her yıl 240 bin tane fazladan yıldırım demek…

Yıldırım düşmeleri, orman yangınlarının da önemli sebepleri arasında yer alıyor.
Modern yaşamın koşuşturması, kendimize zaman ayırmamızı fazlasıyla zorlaştırıyor.
Ancak yaşamımızda, yalnızca iyi hissettiğimiz için yapacağımız alışkanlıklara da ihtiyacımız var.

Peki, bu yaştan sonra hobi edinilir mi? Tabii ki edinilir!

İşte başlaması kolay, çevre ve mental sağlık dostu hobi önerileri…

• Balkon Bahçeciliği: Evinizde ufak da olsa bir balkonunuz varsa şanslısınız. Doğayla olan ilişkinizi simüle etmek için harika bir alana sahipsiniz. Özellikle sonbahar ayları, balkonlarda minik domatesler, maydanozlar yetiştirmeye başlamak için ideal zamanlar.

• Bisiklet: Bisiklet, hem karbon nötr bir ulaşım aracı hem de oldukça sağlıklı bir spor yöntemi. Henüz bir bisikletiniz yoksa ilk denemelerinizi bisiklet kiralayabileceğiniz uygulamalarla gerçekleştirebilirsiniz. Kim bilir, çocukluğumuzdan hepimizin aşina olduğu bu işlevsel oyuncak, belki de yeni tutkunuz olur…

• Basit Tamiratlar: Sürdürülebilirliğe dair en temel kavramlardan biri, herhangi bir şeye yeniden işlev kazandırmak… Evinizdeki küçük teknolojik aletleri ya da mobilyaları tekrar yeni gibi yapmaya ne dersiniz? Tamirat yapma konusunda hiçbir tecrübeniz yoksa üzülmeyin. YouTube, yeni başlayanlar için tamirat videoları ile dolu!

• İleri Dönüşüm: Tamirat işini bir tık ileriye götürmek ve yaratıcılığınızı konuşturmak istiyorsanız sizi böyle alalım! Atık olduğunu düşündüğümüz pek çok eşya, yepyeni eşyaların ham maddesi haline gelebilir. Yine internet dünyası, bu hobiye adım atmak isteyenler için sayısız kaynak sunuyor.

• Doğa Fotoğrafçılığı: Sonbahar mevsimine girdiğimize göre doğa, bize en büyüleyici manzaraları sunmakta fazlasıyla cömert davranacaktır. Artık elimizdeki neredeyse her akıllı telefon profesyonel bir fotoğraf makinesi görevi gördüğüne göre doğa fotoğrafları çekmek için tek ihtiyacımız olan kendimiz dışarıya atmak…