6 min

Sürdürülebilirlik Bülteni

Eylül ayının sürdürülebilirlik bülteninden herkese merhaba! Bu yıl da aşırı sıcakları atlattık ve kendimizi keyifli sonbahar serinliğinin kollarına bıraktık. Bu ay, arada sırada kendini gösteren yağmurların, üşütmeyen rüzgarların ayı… Öte yandan eylül, yepyeni başlangıçların da ayı… Yeni bir okul yılı, iş hayatımızda yepyeni projeler ve çok daha fazlası.

2024 yılının son çeyreğine girerken her zaman olduğu gibi sürdürülebilirlik gündemine birlikte bakalım istedik. İşte sizin için derlediğimiz haberler…
Donut Ekonomisi: Simit Ekonomisi adı da verilen bu yaklaşım, gezegenimizin sınırlarını göz ardı etmeden elde ettiğimiz kaynakların eşit şekilde paylaşılmasını hedefleyen bir ekonomi modelidir.

Donut Ekonomisi, adını donut isimli gıdanın şeklinden alıyor. Halka şeklinde tasvir edilen bu modelde iki ayrı çeper, sınırları belirliyor.

İç çeperde insanın temel ihtiyaçları dış çeperde ise gezegenimizin sınırları yer alıyor. İnsanın temel ihtiyaçlarının karşılandığı ancak gezegenimizin sınırlarının aşılmadığı bölge olan iki çeperin arası ise ideal toplumsal refahı simgeliyor.

Saint-Gobain Mimari Çözümler Online Etkinlik Serisinin 6. Oturumu Gerçekleşti!

Sürdürülebilir ve hafif inşaat çözümlerinde dünya lideri olan Saint-Gobain; günümüzde mimari ve yapılı çevrenin sürdürülebilirlik kavramıyla ilişkisi ve önemi üzerinden yola çıkarak hazırladığı buluşmalar serisinde; farklı ölçek ve tipolojilerde üretimleri ile mimariye katkı koyan pratikleriyle öne çıkan mimarları dinleyiciler ile bir araya getiriyor.

Etkinliğin tamamını izlemek için tıkla!

Tarihin En Sıcak Yazı, Yine…

Avrupa Birliğinin uydu izleme sistemi Copernicus, 2024 yazının tarihteki en sıcak yaz olarak kayıtlara geçtiğini duyurdu. Yayımlanan rapora göre 2024 yazı, 1991-2020 yılları arasındaki sıcaklık ortalamasını 0,69 santigrat derece, 2023 yılını ise 0,66 santigrat derece aştı. Bir önceki rekor da çok uzakta değil, 2023 yılındaydı…

400 Milyon Çocuğun Eğitimi Etkilendi

Dünya Bankası tarafından hazırlanan rapora göre iklim değişikliği, 2022 yılından beri yaklaşık 400 milyon çocuğun eğitim hayatını doğrudan etkiledi. Aynı rapora göre 2024 yılında 10 yaşında olan bir çocuk yaşamı boyunca, 1970’te 10 yaşında olan bir çocuğa göre üç kat daha fazla sel, beş kat daha fazla kuraklık ve tam 36 kat daha fazla sıcak hava dalgasıyla karşı karşıya kalacak.

Özellikle düşük gelirli ülkelerin çok daha sert bir şekilde etkilendiği bu durum, görünüşe göre gelecek yıllarda kötüleşerek devam edecek.

Salzburg Buzulları Yok Olabilir

Buzulların yok olması fikri, iklim değişikliğini fark ettiğimizden beri her daim gündemde. Ancak neredeyse ilk kez bu kadar yakın ve somut bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Araştırmalara göre Avusturya’nın Salzburg kentinde yer alan buzulların, mevcut gidişat sürerse 10-15 yıllık ömürleri kaldı.

Salzburg Üniversitesinden yapılan açıklamaya göre gün boyu uzun süreler güneş ışığına maruz kalan buzullar, her yıl yaklaşık 10 santimetre eriyor. Projeksiyonlar, önümüzdeki 10-15 yıl içerisinde buzulların tamamen ortadan kaybolabileceğini öngörüyor.

Eylül, yepyeni başlangıçların ayı demiştik. Tabii ki bu başlangıçlardan en eğlenceli olanlarından birini ise çocuklar yaşıyor. Yepyeni bir eğitim öğretim yılının ilk günleri, bu ay bizi bekliyor. Peki, bu okul yılını çok daha sürdürülebilir hale getirmeye ne dersiniz?

İşte yeni eğitim yılında veliler ve çocuklar için önerilerimiz…

• Okul Alışverişine Dikkat: Bir eğitim yılını sürdürülebilir kılmanın ilk adımı, tabii ki her eylül ayında yapılan okul alışverişine odaklanmaktan geçiyor. Satın alacağınız ürünlere çocuğunuz gerçekten ihtiyaç duyup duymadığını mutlaka sorgulayın. Öte yandan kırtasiye malzemelerini seçerken varsa sürdürülebilir alternatiflere yönelmeyi unutmayın.

• Beslenme Çantaları: Hem ekonomik maliyetleri azaltmak hem de gıda israfını minimuma indirmek için beslenme çantası hazırlamak harika bir seçenek. Üstelik çok da sağlıklı!

• Matara Edinin: Beslenme çantalarının içine su veya meyve suyu koymayı düşünüyorsanız her seferinde ufak kutulardan ya da pet şişelerden almak yerine bir matara edinin.

• Eskiyen Okul Kıyafetlerini Atmayın: Çocuğunuzun eskimiş kıyafetlerini kesinlikle bir atık olarak değerlendirmeyin. Halen giyilebilecek durumda olanlar, ihtiyaç sahipleri tarafından kullanılabilir. Kullanılamayacak kadar eskimiş olanları ise tekstil geri dönüşümüne kazandırabilirsiniz.

• Dijital Kaynakları Önceliklendirin: Mevcut ormansızlaşma göz önünde bulundurulursa global ölçekte gerçekleştirdiğimiz kağıt tüketimi hiç de sürdürülebilir değil. Bu nedenle okul kitaplarının uygun olanlarında dijital seçeneklere yönelmeyi unutmayın. Konuyla ilgili öğretmeninizden bilgi alabilirsiniz.

• Sürdürülebilirlik Farkındalığı: Okul yılını sürdürülebilir kılmak için attığınız tüm adımları ve bu adımların nedenlerini çocuğunuzla paylaşmayı unutmayın. Onun sürdürülebilirlik bilincini içselleştirmesi, her şeyden çok daha önemli!
Güne bir fincan kahve içmeden başlayamayanlardan mısınız? Ne yazık ki size birazcık kötü bir haberimiz var. İklim değişikliğinin yan etkileri arasında kahve üretiminin sekteye uğraması ve global ölçekte bir kahve kıtlığı yaşanması da bekleniyor.

• Araştırmalara göre dünyada her gün 2 milyar fincan kahve tüketiliyor

• Dünyada en çok tüketilen kahve çekirdeği türü olan arabica, oldukça hassas bir bitki olmasıyla biliniyor.

• Arabica çekirdeği, düzenli bir iklim sevmesiyle ön plana çıkıyor. Beklenmedik yağışlar veya sıcaklık artışları, bu çekirdeğin üretimini hemen sekteye uğratıyor.

• Afrika’nın bazı bölgelerinde beklenenden uzun süren kuraklık da arabica üretiminin yavaşlamasına neden olan etkenler arasında.

• Projeksiyonlara göre önümüzdeki on yıllarda arabica çekirdeğinin üretimi son derece azalacağı için bu ürünün fiyatı çok yüksek seviyelere çıkabilir.

• Dolayısıyla kahve, iklim değişikliğinin etkisiyle artık lüks bir ürün haline gelebilir.
Dijital bir bültenin size dijital detoks yapmayı önermesine şaşırmayın! Tabii ki yaşadığımız zaman aralığında, mevcut iş dinamikleri içerisinde dijital teknolojileri tamamen hayatımızdan çıkarmamız düşünülemez. Ancak en azından belirli sınırlamalar koyarak kendimize daha çok vakit ayırmayı becerebiliriz.

İşte dijital detoksa başlamak için 5 ipucu…

• Ekran Sürenizi Takip Edin: Bir davranış geliştirmek için öncelikle bu davranışa ihtiyacımız olduğuna ikna olmamız gerekiyor. Akıllı telefonlarınızın ekran süresi takibi özelliğini kullanarak hangi uygulamada ne kadar zaman geçirdiğinize bir göz atın. Sizi rahatsız eden, azaltmak istediğiniz süreleri not alın ve kendinize hedefler belirleyin.

• Bildirimlerinizi Kapatın: Pek çok mobil uygulama, sizi olabildiğince o uygulamayı kullanmaya teşvik edecek algoritmalarla geliyor. En büyük silahları ise tabii ki bildirimler… Özellikle kendinize ayırdığınız dinlenme zamanlarında tüm bildirimlerinizi kapatmayı unutmayın.

• Tek Ekrana Odaklanın: Hem odaklanmanızı artırmak hem de dijital içeriklerden biraz olsun uzaklaşabilmek için tek ekran kuralını uygulayın. Bilgisayar veya televizyon başındayken telefonunuzla vedalaşın, telefonunuzla ilgileniyorken bilgisayardan veya televizyondan uzak durun.

• Yatak Odanızı İzole Edin: Sağlıklı ve dinlendirici bir uyku için ses veya ışık gibi uyarıcılardan uzak durmamız gerektiğini biliyoruz. Telefon, televizyon gibi cihazları uyku alanınızdan uzak tutun. Yatak odanızı yalnızca uyumak ve dinlenmek için kullanın.

• Haftada Bir Gün Belirleyin: Gün boyunca dijital cihazları hiç kullanmayacağınız, internet dünyasından uzak duracağınız bir gün belirleyin. Dilerseniz ilk etapta bu uygulamayı iki haftada bir olarak da deneyebilirsiniz.