5 min

Sürdürülebilirlik Bülteni

Ağustos ayının sürdürülebilirlik bülteninden herkese merhaba! Pek çokları için yılın en güzel dönemi olan yaz mevsiminin son düzlüğüne girdik. Her geçen yıl, gezegenimizdeki bazı şeylerin eskisi gibi olmadığını daha net fark ediyoruz. 2024 yazını geride bırakırken artık geleceğe umutla bakabilmek için bugün bir şeyleri değiştirmemiz gerektiğinin farkındayız.

Gelin, neleri değiştirmemiz gerektiğine birlikte göz atalım. Sürdürülebilirlik gündemine dair gelişmelerle karşınızdayız…
Ekolojik zeka: Doğal sistemleri kavrayabilme, doğal döngülerin farkında olma ve kaynak tüketimini sürdürülebilir şekilde yürütebilme becerisi

Aslında bundan yüz binlerce yıl önce her birimizin doğuştan sahip olduğu bu özellik, modern yaşamın getirdikleriyle birazcık körelmiş durumda. Ancak geldiğimiz nokta, ekolojik zekamıza da en az duygusal veya bilişsel zekamız kadar önem vermemiz gerektiğini gösteriyor.

Ekolojik zekaya sahip insanların temel özellikleri ise şu şekilde sıralanıyor:

• Çevresel Farkındalık Sahibi
• Sürdürülebilirlik Bilinci Olan
• Doğal Sistemlere Duyarlı
• Yeşil Yaklaşımları Benimseyen

Saint-Gobain Türkiye Pazarlama Direktörü Aslı Çelik ile Sürdürülebilir ve Hafif İnşaat Üzerine Söyleşi

Saint-Gobain Türkiye Pazarlama Direktörü Aslı Çelik’in Ekoyapı Dergisi’ne sürdürülebilir ve hafif inşaat yöntemleri üzerine verdiği söyleşi yayında.

Haberin devamı için tıklayın!

Norton Tesla’nın Üretim Sürecine Güç Katıyor!

Tesla, yeni Cybertruck’ın kenar panellerindeki çapakları etkili şekilde gidermek için Norton’un uzmanlığına başvurdu.

Paris 2024, Ne Kadar Sürdürülebilir?

Olimpiyat coşkusu, 2024’te Paris’ten dünyaya yayıldı. Bu yıl düzenlenen organizasyonda ise gezegenimizin değişen şartlarına uyum sağlayacak şekilde bazı yeni uygulamalar gerçekleştirildi. Olimpiyat Komitesi, Paris 2024’ü tarihteki “en yeşil olimpiyat” haline getirme hedefiyle yola çıkmıştı.

Bu doğrultuda organizasyon komitesi, aşağıdaki uygulamaları gerçekleştirdi:

• Artan yemeklerin tamamı geri dönüştürüldü.
• Tüm olimpiyat mekanları enerji için şehir şebekesinden faydalandı.
• Mekanların %95’i geçici olarak inşa edildi ya da zaten mevcuttu.
• Oyunlarda kullanılan materyallerin %90’ı geri dönüşümden elde edildi. • Tek kullanımlık plastik tüketimi yarı yarıya düşürüldü.

Rüzgar ve Güneş Enerjisi Hızla Yayılıyor

Geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir rapora göre temiz enerji olarak kabul edilen rüzgar ve güneş enerjisi kullanımı, Avrupa Birliği ülkelerinde hızla yayılıyor. Birliğin neredeyse yarısına tekabül eden 13 üye ülke, 2024’ün ilk yarısı itibarıyla fosil yakıtlardan üretilen enerjiden daha fazla temiz enerji üretti.

Enerji düşünce kuruluşu Ember’in raporuna göre temiz enerji kullanımı, tarihte hiç olmadığı kadar yaygınlaşmış durumda.

Onlar Artık
“Kraliyet Keçisi”

İngiltere Kralı 3. Charles, soyu tehlike altında olan nadir bir altın keçi türüne kraliyet unvanı verdi. Altın Guernsey keçisi olarak bilinen ve soyunun risk altında olduğu tespit edilmiş olan bu türü, törende sekiz yaşındaki keçi Tamsin temsil etti.

Altın rengi derileri ve kahverengi tüyleriyle olağanüstü bir güzelliğe sahip olan bu canlılar, artık “Kraliyet Altın Guernsey Keçisi” olarak anılacak.

Araç kullanımı, çok uzun yıllardır hayatımızın değişmez bir parçası. Ancak karbon salımları ve fosil yakıt kullanımı nedeniyle mevcut alışkanlıklarımız, yakın gelecek için hiç de sürdürülebilir gözükmüyor. Elektrikli araç teknolojileri hızla yaygınlaşıyor olsa da bireysel olarak da edinmemiz gereken alışkanlıklar var.

Peki, çevre dostu araç kullanmak için neler yapmak gerekli? İşte hem yakıt tasarrufu sağlayarak cebinizi rahatlatacak, hem de karbon salımlarını düşürerek gezegenimize iyi gelecek öneriler…

• Gerçekten İhtiyaç Var Mı? Çevre dostu araç kullanımı için kendinize ilk sormanız gereken; “Bu yolculuk için gerçekten özel arabamı çıkarmaya ihtiyacım var mı?” sorusu… Birazcık yürümek ya da çok daha düşük karbon salımına sahip olan toplu taşıma yöntemlerini tercih etmek, her zaman daha ideal bir seçenek olacaktır.
• Mümkün Olduğunca Sabit Hız: İstanbul gibi şehirlerde trafik yoğunluğunun buna pek izin vermeyeceğini biliyoruz. Ancak yine de aracınızın hızını gereksiz yere düşürüp/artırmak ekstra yakıt tüketimine neden olur.
• Yüksek Hızlarda Camı Kapalı Tutun: Özellikle şehirler arası yolculuklarda camı açık tutmak, aracın içine giren rüzgarla birlikte ekstra bir direnç oluşturacaktır. Dolayısıyla aracınız bu dirence karşı hareket etmek için daha fazla yakıt tüketecektir.
• Birkaç Dakika İçin Yolu Uzatmayın: Navigasyon cihazlarını hepimiz kullanıyoruz. Ancak bu uygulamalar yalnızca birkaç dakikalık tasarruf için onlarca kilometre daha fazla yol yapacağınız rotaları size önerebiliyor. Tabii ki bu kilometreler çok daha yüksek yakıt tüketimi anlamına geliyor.
• Uzun Beklemelerde Motoru Kapatın: Günümüzde pek çok araçta Start/Stop özelliği mevcut. Ancak böyle bir teknolojiye sahip olmayan aracınız varsa uzun süre bekleyeceğiniz durumlarda motoru kapatmayı unutmayın.
• Aracı Doğru Devirde Kullanın: Motoru ne kadar zorlarsak, yakıt tüketimimiz o kadar artar. Dolayısıyla aracın, gittiğiniz hıza uygun devirde olduğundan her daim emin olun.
Siz de geçtiğimiz aylarda, özellikle kavurucu sıcakların art arda geldiği haftalarda geceleri uyumakta zorlandınız mı? Merak etmeyin, yalnız değilsiniz. Ne yazık ki bu durum, gelecekte de karşımıza sık sık çıkacak gibi görünüyor.

Araştırmalara göre sıcak havanın insan uykusu üzerinde iki temel etkisi var:

• Daha geç uykuya dalmak
• Daha erken uyanmak

Uzun vadede fiziksel ve zihinsel sağlığımızı da negatif yönde etkilen bu durumun önümüzdeki yıllarda çok daha yaygınlaşması muhtemel. Uzmanlar, mevcut koşullar sürdüğü sürece yılda ortalama 44 saat daha az uyuyabileceğimizi belirtiyor.
Bu ay, daha iyi yaşam için sizlere sunacağımız öneri hem gezegenimize hem sağlığınıza iyi gelecek! Sık sık “Akşam ne yesem?” diye düşünüyor ve alternatifler arasında kayboluyor musunuz?

Gelin, kararı doğaya bırakalım… Mevsimsel beslenme alışkanlığı, aradığınız cevap olabilir!

Mevsimsel Beslenme: Yaşanılan coğrafya göz önünde bulundurularak mevcut zaman dilimine göre doğada yetişen besinlerin öncelendiği beslenme biçimi

• Bu beslenme türünün en büyük faydalarından bir tanesi, gıdaların uzun mesafeler kat ederek taşınmasını minimize etmesi.
• Öte yandan insan vücudunun ihtiyaçları da mevsimlere göre değişiklik gösteriyor. Bulunduğumuz döneme göre yetişen sebze ve meyveler ise tam olarak bu ihtiyaçlarımızı gidermeye yarıyor. Yaz aylarındaki bol sulu karpuzların serinletici etkisi tatlı bir tesadüf değil…
• Sağlıklı beslenirken lezzetten ödün vermeye hiç gerek yok! Aksine mevsimsel beslenme biçiminde sebzelerin, meyvelerin en taze halini tüketme şansına erişiyoruz.
• Sürdürülebilirliğin ekonomik boyutunu da unutmamak gerekli. Mevsimsel beslenmek, yerel üreticiyi desteklemek anlamına geliyor. Tabii ki bu destek, sürdürülebilir kalkınma için olmazsa olmaz adımlardan bir tanesi.
• Pek çok sebze ve meyvenin hasat edildikten bir süre sonra pek çok besin değerini hızla kaybettiğini biliyor muydunuz? İşte tüm o vitaminler, mineraller mevsiminde yediğimiz gıdalarda bizi bekliyor!