6 min

Sürdürülebilirlik Bülteni

Temmuz ayının sürdürülebilirlik bülteninden herkese merhaba! Kavurucu bir haziran ayının ardından daha kabul edilebilir sıcak havalarla karşı karşıya olduğumuz bir temmuz ayının içerisindeyiz. İklim değişikliğinin etkileri, ne yazık ki özellikle yaz aylarında kendisini çok daha somut bir şekilde gösteriyor. Yaşadığımız orman yangınları, aşırı sıcak hava dalgaları işin ciddiyetini anlamamız için fazlasıyla yeterli.

Gezegenimizdeki bu değişimi şu an için durdurmamız mümkün görünmüyor. Ancak yavaşlatabilmek, en azından gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakabilmek bizim elimizde. İşte bunu başarmak için en çok ihtiyacımız olan kavrama, sürdürülebilirliğe odaklanalım. Dünyadan haberler ve gündelik yaşamda sürdürülebilirlik önerileriyle karşınızdayız!
Elektronik Atık: Kullanım ömrü tamamlanan elektronik cihazların geri dönüşüm veya ileri dönüşüme
tabi tutulması gereken bileşenlerini ifade eder.


World Economic Forum’un yayımladığı bir rapora göre dünya genelindeki elektronik atıkların yalnızca %20’lik bir kısmı geri dönüşüme kazandırılabiliyor. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte neredeyse her yanımızın elektronik cihazlarla dolu olduğunu düşünürsek bu oranın ciddi bir tehlikeye işaret ettiğini kolayca anlayabiliriz.

Peki, elektronik atıklar ne yapılmalı?

• İlk adım, tamir ihtimalini değerlendirmek olmalı. Elektronik cihazınızdan kolay vazgeçmeyin.
• Elektronik cihazınız sizin ihtiyaçlarınızı karşılamıyor olabilir ancak bir başkası için gerekli görevi görebilir. Ürünü çöpe atmak yerine ikinci el kullanıma kazandırmayı deneyin.
• Eğer cihazınızın artık kullanılamayacak duruma geldiğinden eminseniz elektronik atık toplayan kuruluşlara başvurun.

Saint-Gobain
Sürdürülebilir İnşaat İçin Mimari Çözümler!

Saint-Gobain Türkiye “Sürdürülebilir İnşaat İçin Mimari Çözümler” etkinlik serisinin beşinci oturumu gerçekleşti. Saint-Gobain Türkiye Mimari Çözümler Müdürü Kubilay Büyüklü’nün açılış konuşmasıyla başlayan etkinliğin tamamını izlemek için tıklayın!

İnşaatı Bir Verimlilik ve Sürdürülebilirlik Modeline Dönüştürmek!

İnşaatı bir verimlilik ve sürdürülebilirlik modeline dönüştürmek: Singapur'da Son teknoloji robotik çözümlerle sektörde devrim yaratabilecek bir işbirliği.

Robotlar, rakipsiz hassasiyetleri ve verimlilikleriyle inşaatta devrim yaratma potansiyeline sahip. Bu nedenle Singapur'daki Saint-Gobain ekipleri, duvar kaplama alanında Çinli start-up DaFang AI ile bir ortaklık kurdu.

Akıllı robotların kullanımı aynı zamanda israfı önlemek ve inşaatı daha da sürdürülebilir hale getirmek için kullanılan malzeme miktarları üzerinde hassas kontrol sağlıyor.

Paris 2024, Son Yaz Olimpiyatları Mı?

Dünyanın en büyük spor organizasyonu olarak kabul edilen yaz olimpiyatları, Fransa’nın Paris şehrinde 26 Temmuz günü başlayacak. “Gelmiş geçmiş en yeşil olimpiyat” olma hedefiyle yola çıkan organizasyon komitesi, etkinliği olabildiğince sürdürülebilir kılmak istiyor. Öte yandan geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir rapor, yaz aylarında yüksek efor gerektiren sporlar yapmanın giderek daha tehlikeli hale geldiğini ortaya koyuyor.

Paris’te düzenlenen bir önceki olimpiyat oyunları, 1924 yılında gerçekleşmişti. O tarihten bugüne Paris’in ortalama sıcaklığı 3.1 santigrat derece artmış durumda. Uzmanlar, sporcu sağlığının yüksek hava sıcaklıklarından etkilenebileceğini belirtiyor.

Nesli Tehlikede Olan
Atlar Geri Döndü!

Nesli büyük tehlikede olan Przewalski atları için yapılan çalışmalar nihayet sonuç vermeye başladı. Dünya üzerinde kalan son vahşi at türü olarak kabul edilen Przewalski atları, yaklaşık 200 yıl sonra doğal yaşam alanları olan Kazakistan’a geri döndü. Prag’daki bir hayvanat bahçesinde yürütülen çalışmalar sonucunda dört at, Kazakistan bozkırlarına bırakıldı. İsimleri Tessa, Wespe, Umbra ve Sary olan bu atların, kendi türlerinin umudu olması bekleniyor.

BM: Önlemler
Sonuç Veriyor!

İklim değişikliğinin etkisiyle aşırı hava olaylarının ve doğal afetlerin sıklığı fazlasıyla arttı. Ancak güzel haber, Birleşmiş Milletler yetkilisinden geldi. BM Genel Sekreter Yardımcısı Kamal Kishore, felaketlerin artmasına rağmen erken uyarı sistemleri ve çeşitli önlemler sayesinde can kayıplarının önemli oranda azaltıldığını dile getirdi. Kishore, tsunami uyarı sistemleri gibi önlemlerin ve gelişmiş sağlık hizmetlerinin sonuç verdiğini söylerken doğal afetlere karşı mücadele konusunda planlamanın önemine dikkat çekti.

Yine yılın o ayına geldik! Aslında yalnızca bir aylığına değil, tüm yıl boyunca yaşamımızın değişmez bir parçası olarak edinmemiz gereken o alışkanlıkla tanışmak için harika bir zaman!

Bu ay plastik tüketimini bırakalım mı?
Önce gelin, hızlıca plastik tüketiminin geldiği noktayla ilgili birkaç rakama göz atalım.


• Dünyada her yıl yaklaşık 400 milyon ton plastik atık üretiliyor.
• Atıkların 8 milyon tondan fazlası, her yıl okyanuslara karışıyor.
• Okyanuslardaki plastik kirliliğinin 2040 yılına kadar 29 milyon tona çıkması bekleniyor.
• Araştırmalara göre her yıl yaklaşık 100 bin canlı, plastik kirliliği nedeniyle hayatını kaybediyor.

Peki, tüm bu bilgiler ışığında plastik tehlikesine karşı ne yapabiliriz?
Tabii ki plastik kullanımını hayatımızdan çıkarabiliriz!

İşte gündelik yaşamda plastikten uzak durmanızı sağlayacak öneriler:

• Eve yemek siparişi verirken “Plastik çatal, bıçak istemiyorum.” gibi seçenekleri işaretlemeyi unutmayın.
• Kendinize bir cam veya metal termos edinin, kafelerdeki tek kullanımlık bardaklar veya pet şişeler yerine bunları tercih edin.
• Alışverişlerinizde plastik poşetlerle tamamen vedalaşın.
• Tek kullanımlık ıslak mendilleri mecbur kalmadıkça kullanmayın.
• Banyo veya mutfak gibi alanlarda kullandığınız ev gereçlerini, plastik olanlardan değil cam veya bambu olanlardan seçin.
• Otel odalarında sizin için ayrılan tek kullanımlık şampuanları tercih etmeyin.
İklim değişikliği dendiğinde aklımıza aşırı sıcaklar ve dolayısıyla susuzluk, kuraklık gibi sonuçların gelmesi muhtemel. Ancak ne yazık ki gezegenimizde yaşanan dengesizlik, yalnızca bu sonuçları doğurmayacak. Araştırmalara göre iklim değişikliği nedeniyle gelecekte insanların bugüne göre çok daha öfkeli olması bekleniyor.

Son yıllarda yapılan 56 farklı araştırmanın analizi sonucunda elde edilen verilere göre artan sıcaklıklar, insan psikolojisinin öfkeye çok daha kolay kapılmasına neden oluyor. Uzmanlar, bu değişimin önümüzdeki on yıllarda kavgaya ve ne yazık ki savaşa çok daha yatkın bir toplum yaratacağını söylüyor.
Tüm sürdürülebilirlik çabaları, aslında insan ve diğer tüm canlıların yaşam kalitesini artırmakla ilgili. Bugün yapacağımız ufak değişiklikler, gelecek nesiller için çok daha iyi bir yaşam imkanı sunabilir.

Ancak bugünü ve kendimizi de birazcık düşünmemiz gerekmez mi?

Artık hayatımızın her alanında olan elektronik cihazlar gibi bizim de her gün şarj olmamız gerekiyor. Bu şarj işleminin verimli geçmesi ise bir sonraki günün kalitesini direkt olarak etkiliyor.

Peki, uykumuzu nasıl daha kaliteli hale getirebiliriz?

• Uyumadan en az yarım saat önce telefonla oynamayı, TV izlemeyi bırakın. Elektronik cihazların yaydığı mavi ışık, uyanık kalma sürenizi artırabilir.
• Yatak odanızı karanlık ve sessiz olduğundan emin olun.
• Uyuma ve uyanma saatlerinizi bir rutine oturtmaya çalışın. İşiniz olmasa dahi aynı saatlerde kalkmayı hedefleyin. Vücudunuzun ritmi, kısa sürede buna uyum sağlayacaktır.
• Yatak odanızı yalnızca uyumak için kullanın. TV izlemek, kitap okumak gibi aktivitelerinizi başka odalarda gerçekleştirin.
• Günlük kafein tüketiminizi minimuma indirin. Yaşınıza ve kilonuza göre günlük tüketebileceğiniz maksimum kafein miktarını öğrenin ve buna bağlı kalın.
• Uykuya yeterli süreyi ayırdığınızdan emin olun. Yetişkin bir bireyin günde ortalama 7 saat uykuya ihtiyacı vardır.
• Uyku alanınızın sıcaklığını uygun seviyede tutun. Ne çok soğuk ne de çok sıcak bir oda tercih edin.