 |
 |
Sürdürülebilirlik bültenimizin yeni sayısından herkese merhaba! Ezberlenmiş mevsimlerimize göre ilkbahar aylarının ilk günlerindeyiz. Ancak son birkaç aydır çok net bir şekilde fark edeceğimiz üzere mevsimlere dair içselleştirdiğimiz bilgiler, yavaş yavaş değişmeye başlıyor.
Artık her ay, her mevsim sürprizlerle dolu… Fazlasıyla net bir şekilde görülüyor ki gezegenimizde dengesi değişen bir şeyler var…
İyi haber ise şu: Biz bunu zaten bekliyorduk ve bu dengesizliği nasıl yavaşlatabileceğimizi biliyoruz! Cevap, tabii ki sürdürülebilir yaşamda gizli… O halde gelin, her ay olduğu gibi dünyadan sürdürülebilirlik gündemine birlikte bakalım… |
 |
 |
 |
Dikey Tarım: Kontrollü iklim koşulları yaratarak arazi kullanımını minimuma indirgeyen, hidroponik, aquaponik veya aeroponik gibi tarım yöntemlerinin uygulandığı tarım faaliyetlerine verilen isim.
Geleneksel tarım yöntemlerinin mevcut koşullar göz önünde bulundurulduğunda pek de sürdürülebilir olmadığından daha önce bahsetmiştik. Su tüketimi ve arazi kullanımı, bu faaliyetlerin ortaya çıkardığı en büyük sorunlar arasında. Son yıllarda uygulanmaya başlanan dikey tarım faaliyetleri ise çok daha sürdürülebilir seçenekler sunuyor.
• Dikey tarım, geleneksel tarıma göre farklı yöntemleri kullandığı için çok daha az su tüketiyor.
• Dikey tarım alanları için çok daha minimal düzeyde alana ihtiyaç duyulduğu için arazi kullanımı azaltılıyor.
• Dikey tarım faaliyetleri gerçekleştiren işletmeler, gerektiğinde şehir içi alanlara da kurulabiliyor. Böylece hasat edilen ürünlerin ulaşımı nedeniyle ortaya çıkan karbon salımının da önüne geçiliyor.
• Dikey tarımda iklim koşulları, farklı teknikler ile yetiştirilmesi gereken ürüne göre kontrollü bir şekilde ayarlanabiliyor. Bu sayede ürün çeşitliliği ve hasat verimliliği artırılmış oluyor. |
 |
 |
 |
Saint-Gobain Türkiye, “Sürdürülebilir İnşaat İçin Mimari Çözümler” etkinlik serisiyle mimarlarla buluşmaya devam ediyor.
Sürdürülebilir İnşaat için Mimarlar Buluşmaların bir yenisi, 13 Şubat tarihinde gerçekleştirildi.
Saint-Gobain Türkiye Mimari Çözümler Müdürü Kubilay Büyüklü’nün anlatımı ile başlayan etkinlik; Dürrin Ulema (MartıD Mimarlık), Semra Uygur (Uygur Mimarlık) ve Mehmet Emin Çakırkaya’nın (Tekeli Sisa Mimarlık) ilham veren konuşmaları ile devam etti.
|
 |
 |
 |
 |
İnovasyon ve Sürdürülebilirlik
Arasında Bir Köprü!
Chryso'nun yenilikçi katkısı, Güney Afrika ile Zimbabwe'yi birbirine bağlayan Nancefield Köprüsü’nün inşasında önemli bir rol oynadı.
Yapı kimyasalları alanında dünya lideri olan Chryso, karşılıklı iki el ile karşılama mesajı veren ikonik bir köprü inşa etmenin ötesinde, yenilikçi ve daha sürdürülebilir bir yaklaşım benimseyerek hem sağlam hem de estetik açıdan hoş bir yapı yaratılmasında yardımcı bir rol oynadı. Sürdürülebilir çözümler üretme becerisinin becerisini bir kez daha kanıtladı.
|
 |
 |
 |
Yaban Hayatı Fotoğraf Yarışmasının Galibi: Uyuyan Kutup Ayısı
Kutup ayıları, uzun yıllardan beri iklim değişikliğinin simgeleri arasında… Sıcaklık değişimlerinin kutup bölgelerinde buzulları eritmesi, bu tüylü dostlarımızın yaşadığımız ekolojik felaketten ilk etkilenenler arasında yer almasına neden olmuştu.
Oldukça prestijli bir yarışma olan People’s Choice Awards’ta yılın yaban hayatı fotoğrafçısı ödülü de küçük bir buzul parçasının üstünde uyumaya çalışan bir kutup ayısını fotoğraflayan, Nima Sarikhani’ye verildi.
|
 |
 |
Kendi Enerjisini
Üreten Tiyatro Oyunu
Dünyanın neredeyse her bölgesinde yenilenebilir enerji çalışmaları sürüyor. Son olarak Litvanya’dan sanatı çok daha sürdürülebilir kılmak için atılan bir adım yankı uyandırdı. İklim değişikliği konulu bir tiyatro oyununu sahneye koyan grup, etkinliklerinde kullandıkları enerjiyi sahnede yer alan ve enerji üretmesi için tasarlanan bisikletlerden elde etti.
Özel bir firma tarafından geliştirilen bu elektrik üreticisi bisikletlerin, bir akıllı telefonu sadece 15 dakikada şarj edebileceği belirtiliyor.
|
 |
 |
Ekokırımı Suç Olarak Tanıyan İlk Ülke: Belçika
Belçika Ceza Kanunu’nda kapsamlı bir yenilemeye giden Belçika Hükümeti, ekokırım adı verilen ve doğa üzerinde büyük tahribat yaratan faaliyetleri tanımlayan suçu, insanlık suçları ve soykırım benzeri suçlarla eşit kabul etmeye başladı.
Yeni yasa, doğaya karşı işlenen büyük çaplı suçlara 20 yıl hapis ve 1.6 milyon euro tutarında para cezası verilmesini mümkün kılıyor.
|
 |
 |
 |
Her ne kadar kış mevsimini tam anlamıyla yaşamamış olsak da baharın gelişinin yarattığı mutluluğu elimizden kimse alamaz! Peki, bahar aylarına girerken evlerimizde adeta bir gelenek haline gelen bahar temizliğini nasıl daha sürdürülebilir hale getirebiliriz? İşte yanıtlar…
• Çevre Dostu Temizlik Ürünleri: İlk akla geleni hemen söyleyelim… Madem temizlik yapıyoruz o halde bu faaliyetimizi sürdürülebilir hale getirmenin yolu kimyasal ürünlerden olabildiğince uzak durmak ve doğal temizlik ürünlerini tercih etmek olmalı.
• Kışlık Eşyaları Kaldırmak: Baharı karşılarken tabii ki bazı eşyaları bir süre dinlendireceğiz. Ancak bu eşyaları depolarken küf veya benzer problemlerin oluşmaması için bir temizlik maratonunun başlaması beklenebilir. Bu aşamada da doğa dostu temizlik yöntemlerini tercih etmek son derece önemli.
• Dönüşüm Zamanı: Bahar hazırlığına başladığınızda elinize uzun süredir kullanmadığını fark edeceğiniz pek çok eşya geçecektir. Bu eşyalara, çöpe atmak ve bir atık haline getirmek yerine ileri dönüşüm ve geri dönüşüm yöntemlerini uygulayarak yepyeni işlevler kazandırmaya ne dersiniz?
• Buzdolabında Bahar Hazırlığı: Mevsimsel beslenme hem sizin için hem de gezegenimiz için son derece sağlıklı bir tercih! Bahar aylarına geldiğimize göre mevsimine uygun sebzelere, meyvelere yönelmenin tam zamanı. |
 |
 |
 |
Ne yazık ki geçtiğimiz birkaç yaz mevsiminde, dünyanın pek çok noktasında daha önce görülmemiş seviyede orman yangınları yaşadık. Ülkemiz de bu durumdan nasibini aldı ve özellikle Akdeniz ve Ege bölgelerimizde hem çok sayıda can kaybettik hem de devasa boyutlarda ormanımız kül oldu.
Peki, yaşadığımız bu orman yangını artışları bir tesadüf mü? İklim değişikliğiyle orman yangınlarının nasıl bir ilişkisi var?
En son söyleyeceğimizi en başta söyleyelim; araştırmalara göre iklim değişikliği orman yangınlarının hem süresini hem de sıklığını artırıyor.
• İklim değişikliği, ekvatoral iklimlerde kışların daha yağışlı ve soğuk, yazların ise daha sıcak ve kurak geçmesine neden oluyor. Dolayısıyla orman bölgelerindeki kuraklık, iklim değişikliği kaynaklı olarak yaz mevsimlerinde artış göstermiş durumda.
• Kuraklık sorunu, bitkiler ve ağaçların nemlerini kaybetmesine neden oluyor. Nemsiz kalan bitkiler çok daha kolay tutuşuyor ve daha uzun süre yanıyor.
• 2016 yılında yapılan bir araştırmaya göre 1984-2015 yılları arasında ABD’de gerçekleşen orman yangınları, organik maddelerin daha kuru olması nedeniyle 2 kat artış göstermiş durumda.
• İklim değişikliği kaynaklı kuraklığın orman yangınlarına bir diğer etkisi de söndürme çalışmalarını aksatması. Yangın çıkan bölgelerde su temini zorlaşıyor.
• Orman yangınları için doğal söndürücü görevi gören yağmurların sıklığı da azalınca, yangınların söndürmek ne yazık ki çok daha zor bir hale geliyor. |
 |
 |
 |
Dünyanın farklı bölgelerinden ilham veren yaşam felsefelerini derlediğimiz serimizde Uzak Doğu’ya uzandık, Latin Amerika’yı gezdik ve Afrika’nın kadim öğretilerini derledik. Şimdi sıra Avrupa’da! Hollandalıların yaşam felsefesi Gezellig, belki de hayata bakışınızı değiştirebilir…
Gezellig Nedir?
Pek çok yaşam felsefesine adını veren kavram gibi Gezellig’i de aslında orijinal dilinden tam olarak çevirmek zor. Ancak bu sözcüğün işaret ettiği temel kavramlar; “rahatlık”, “sıcaklık” ve “hoşluk” olarak öne çıkıyor.
Hollandalıların arkadaş canlısı yapısı, çoğunlukla mutlu yaşamları da aslında bu kavramdan ilham almış. Gezellig yaklaşımının hakim olduğu durumlara ise Hollandalılar, “Gezelligheid” adını veriyor. Gezellig felsefesi aslında mekandan bağımsız bir şekilde varlığını sürdüren bir yaklaşım. Odaklandığı temel konu ise karşılıklı paylaşımlar ve sosyal etkileşimler…
Gezellig yaşam felsefesini hayatınıza entegre etmek için uygulayabileceğiniz birkaç yöntem ise şöyle:
• Öncelikle evinizi, sonrasında ise tüm yaşam alanlarınızı “rahatlık” kavramını önceliklendirerek dekore edin. Bulunduğunuz ortamın sizi konforlu hissettirmesine dikkat edin.
• Akşam yemekleri ya da benzer organizasyonlar için sık sık dostlarınızı, sevdiklerinizi davet edin. • Doğayla vakit geçirmeyi hayatınızın bir parçası haline getirin. Bu faaliyet, hem rahatlamanızı hem de sosyal etkileşimler kurmanızı sağlayacaktır.
• Sevdiklerinize, ailenize, dostlarınıza zaman ayırmayı asla ihmal etmeyin. Yaşamın koşuşturmasında kalan zamanınızı onlara ayırmak yerine onlarla geçireceğiniz zamanı önceliklendirin.
• Farkındalığınızı çeşitli yöntemlerle geliştirmeye çalışın. Yoga, meditasyon gibi disiplinleri deneyin. |
 |
 |