7 min

Sürdürülebilirlik Bülteni

Sürdürülebilirlik bültenimizin yeni sayısından herkese merhaba! Kış mevsiminin yarısından fazlasını geride bıraktık ve artık neredeyse son düzlüğe girdik. Ancak özellikle batıdaki şehirlerimizde kış aylarına dair herhangi bir iz görmek mümkün değil. Bu durum, ilk başta gayet güzel bir haber gibi görünebilir. Peki, ya kış mevsiminin bu kadar sıcak geçtiği bir yılın yaz mevsimini düşündüğümüzde?

Karamsar tablolar yaratmak istemiyoruz ancak iklim değişikliğinin her geçen gün daha somut bir şekilde hissedilmesi, bu değişimle mücadelenin aciliyetini daha net ortaya koyuyor. Önceki pek çok sayımızda da söylediğimiz gibi sürdürülebilirlik, artık gündelik yaşamın ana gündemlerinden biri olmak zorunda. O halde gelin, her ay olduğu gibi dünyadan sürdürülebilirlik gelişmelerine birlikte göz atalım…
Döngüsel Ekonomi: Üretim süreçlerinde atık oluşumunu minimize etmeyi hedefleyen, ortaya çıkan ürünlerin veya kaynakların kullanım akabinde tekrar ekonomiye kazandırılarak değerlerinin korunmasının amaçlandığı ekonomi modeli.

Döngüsel ekonomi kavramı, aslında Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın en temel ilkelerinden bir tanesi. Sürdürülebilirliğin boyutları arasında yer alan çevresel, ekonomik ve toplumsal boyutların tamamına direkt etki eden bu yaklaşım, “tüketim” davranışımızı kaynaklar için bir “son” olmaktan çıkarıp yeni başlangıçların ilk adımı yapmayı hedefliyor.

Döngüsel ekonominin başlıca ilkeleri ise şu şekilde:

• Yenilenebilir kaynaklara öncelik verilmesi
• Ortaya çıkan ürünlerin kullanım ömrünün maksimize edilmesi
• “Atık” olarak değerlendirilen materyallerin kaynak haline getirilmesi
• İş modelinin döngüsel ekonomiye hizmet edecek şekilde yeniden düzenlenmesi
• Üretim süreçlerinin sürdürülebilirliğini sağlamak adına iş birlikleri yapılması

Saint-Gobaın İtalya’da Yenilebilir Enerji Sözleşmesi’ne İmza Attı!

Saint-Gobain, İtalya'da Axpo Italia ile 10 yıllık
bir yenilenebilir elektrik tedarik anlaşması imzaladı.
Bu sözleşme, Puglia bölgesinde yeni inşa edilen
bir rüzgar santralinin ürettiği elektriğin satın alınmasını kapsıyor.

İzocam Ambalajları En Az %50 Geri Dönüştürülebilir Malzeme İçeriyor!

İzocam çevreci yatırımlarına devam ediyor.

Ürün ambalajlarının tasarımını Birleşmiş Milletlerin Sürdürülebilir Kalkınma için belirlediği küresel hedeflere olan katkısını vurgulayacak şekilde yenileyerek daha az boya ve plastik kullanarak, ambalaj boyları ve kullanılan paketleme miktarlarını yeniden düzenleyerek çevre dostu bir ambalajlama elde eden İzocam, şimdi bunu bir adım daha öteye taşıdı ve içeriğinde en az %50 geri dönüştürülebilir malzeme içeren yeni ambalajları ile ürünlerini sevk etmeye başladı.

Birleşik Krallık, Tek Kullanımlık Elektronik Sigaraları Yasaklıyor

Vape veya Puff adı verilen tek kullanımlık elektronik sigaralar, dünyada son dönemin popüler ürünleri arasında. Kullan-at şekilde tasarlanan bu cihazların insan sağlığına etkileri DSÖ’nün uzun süredir üzerinde durduğu bir konu. Kuruluş tarafından gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar net bir görüş ortaya koymak için yeterli bulunmasa da bu ürünlerin çevresel etkilerini tespit etmek hiç zor değil.

Yalnızca Birleşik Krallık’ta her hafta ortalama 5 milyon elektronik sigara atığı ortaya çıktığı biliniyor. Söz konusu cihazlar, bataryalar ile birlikte satışa sunulduğu için ortaya çıkan atıklar arasında lityum gibi çevresel etkisi yüksek olan materyaller de var. Henüz bu ürünlere dair kapsamlı bir geri dönüşüm çalışması da geliştirilebilmiş değil. Birleşik Krallık Hükümeti, geçtiğimiz günlerde hem çevresel hem de sağlık üzerindeki etkilerini göz önüne alarak bu elektronik sigaraların satışını yasaklayacağını duyurdu.

Beyaz Gergedanlara
Tüp Bebek Tedavisi

Nesli büyük tehlike altındaki canlı türlerinden biri olan kuzey beyaz gergedanlarından, bugün dünya genelinde yalnızca iki birey bulunuyor ve her ikisi de dişi. Ana vatanları Orta Afrika olan bu canlıların kaçak avcılık uygulamaları nedeniyle nesilleri tükenmek üzere. Bilim insanları, bu canlı türünün neslinin devamını sağlayabilmek için “tüp bebek” uygulamasını hayata geçirdi.

Kuzey beyaz gergedanlarının uzaktan akrabası olan güney beyaz gergedanlarından alınan embriyolar, Najin ve Fatu adı verilen gergedanlara nakledildi. Tüp bebek çalışması ilk denemede beklenmeyen bir bakteri nedeniyle son anda başarıya ulaşamamış olsa da bilim insanları geleceğe dair son derece umutlu.

Plastik Poşet Yasakları
İşe Yarıyor!

Plastik poşetler, gezegenimizin önemli sorunlarından bir tanesi. Plastik atık oluşumunu azaltmak isteyen pek çok ülke ise bu soruna karşı bazı önlemler almaya çalışıyor. Plastik poşet yasakları da bu önlemler arasında en çok tercih edilenlerden…

Yapılan bir araştırmaya göre Amerika Birleşik Devletleri’ndeki bazı eyaletlerde uygulamaya konan plastik poşet yasakları, oldukça etkili sonuçlar verdi. Yaklaşık 12 milyonluk bir nüfusu kapsayan değerlendirmede ortaya çıkan rapora göre bir yılda plastik poşet kullanımı, yaklaşık 6 milyar adet azaldı.

Alışveriş, hayatımızın en önemli parçalarından bir tanesi. Ancak ne yazık ki alışılagelmiş alışveriş davranışlarımız, gezegenimizin bugününe ve geleceğine zarar veriyor. Bu zararlar arasından çevresel etkisi en büyük olanlardan bir tanesi ise atık oluşumları.
Peki, atık oluşumunu azaltmak için neler yapabiliriz?

Alışveriş rutinimizi sürdürülebilir hale getirmenin yolları neler?

• Plastik Poşet Kullanmayın: En bariz öneriyi ilk sıraya yerleştirip hemen aradan çıkartalım istedik. Tabii ki atık ve daha da önemlisi plastik atık oluşturmamak için plastik poşet kullanımından vazgeçmemiz gerekiyor.
• Online Alışverişleri Azaltın: Online alışverişlerin konforu vazgeçilmez… Ancak bu davranış, fiziki alışverişe nazaran çok daha fazla atık oluşumuna neden oluyor. Paketleme için kullanılan ürünlerin fazlalığı bir yana depolama ve lojistik kaynaklı karbon salımları da cabası…
• Kapları Yanınızda Taşıyın: Tahıl ürünleri, kahve, kuruyemiş gibi açık satılan ürünlerden almanız gerektiğinde cam kaplarınızı yanınızda götürebilirsiniz. Böylece yeni plastik poşetlerin kullanımının önüne geçersiniz.
• Paketlenmemiş Manav Ürünleri: Büyük marketlerin manav reyonlarında paketlenmiş sebze ve meyveler son dönemde sıkça karşımıza çıkıyor. Bunlar yerine açık olarak satılan alternatifleri tercih etmek atıksız alışveriş için sağlıklı bir adım.
• İhtiyacınız Kadar Alışveriş: Alışverişlerde atık oluşumu yalnızca plastik atıkları kapsamıyor elbette. Gıda atıkları da oldukça önemli bir sorun. Bunun önüne geçmek içinse yapmanız gerekenler basit; alışveriş listesi oluşturmak ve yalnızca ihtiyacınız kadarını satın almak…
“İklim değişikliği neden tehlikeli?” serimizde bu ay, uzun yıllardan beri pek çok uzmanın dile
getirdiği çok önemli bir probleme işaret edeceğiz. 21. yüzyılda yaşanması beklenen ve iklim değişikliği nedeniyle hızlanması ve etkisinin artmasından korkulan su krizi, neden ve ne zaman ortaya çıkacak?

Su krizinin nedenleri arasında öne çıkanlar şöyle:

• Önlenemeyen su kirliliği
• Aşırı su tüketimi gerçekleştiren tarım faaliyetleri
• Kontrolsüz nüfus artışı
• Ve tabii ki iklim değişikliği…

Peki, yakın gelecekte uğruna savaşlar çıkacağı söylenen, göçlere, gıda krizlerine ve daha pek çok felakete yol açması muhtemel olarak görünen su kıtlığı konusunda bugün hangi noktadayız?

• UNICEF, BM ve WWF gibi kuruluşların yaptığı araştırmalara göre günümüzde su tüketiminin %72’si tarım faaliyetlerinde, %16’sı kamu servisleri ve ev kullanımlarında, %12’si ise üretim sektörlerinde gerçekleşiyor.
• Halihazırda bugün dahi, dünya nüfusunun neredeyse üçte ikisi, her yıl en az 1 ay süreyle su kıtlığıyla karşı karşıya kalıyor.
• Küresel Su Enstitüsünün araştırmasına göre 2030 yılına geldiğimizde 700 milyon kişi su kıtlığı nedeniyle göç etmek zorunda kalabilir.
• 2040 yılına geldiğimizde ise dünyadaki her dört çocuktan birinin yüksek derecede su kıtlığı etkisindeki bölgelerde birinde yaşama ihtimali öngörülüyor.
İklim değişikliğinin olası negatif sonuçlarıyla moralimizi fazla bozmadan, tam olarak bunun tersini öneren bir yaşam felsefesine geçiş yapalım. Kosta Rikalıların geçmişten bugüne sürdürdükleri hayat tarzı: Pura Vida!

Pura Vida Nedir?

Pura Vida sözcüğü, aslında Türkçeye direkt olarak çevrildiğinde “Saf Hayat” anlamına geliyor. Ancak ilk bakışta görüldüğü gibi bu felsefenin temeli direkt olarak minimalizme, yaşamı daha saf yaşamaya odaklanmıyor. Aslında “Pura Vida” Kosta Rikalılar için vazgeçilmez bir deyiş…

Pura Vida felsefesinin ana fikri, yaşamdaki olumsuzlukları göz ardı edip bizi mutlu eden şeylere odaklanmak. Kosta Rikalılar, ancak bu şekilde mutluluğa ulaşabileceğimizi düşünüyor. Yani birazcık boşvermişlik…

Kosta Rika’da “Pura Vida!” sözü, pek çok farklı anlamda da kullanılıyor:

• “Nasılsın?” sorusunun cevabı: Bu soruya “Pura Vida” olarak yanıt vermek, aslında harikayım demekle eş değer.
• “Rica Ederim” yerine: Biri size teşekkür ettiğinde ona “Pura Vida” demeniz “Ne önemi var canım…” anlamına geliyor.
• Biri sizden özür dilediğinde: Pura Vida yaklaşımındaki “önemsiz” vurgusu, biri sizden özür dilediğinde de geçerliliğini koruyor.

Kısacası Pura Vida, Kosta Rikalıların kendi kendilerine “Her şey yolunda!” deme şekli. Belki de bazen ihtiyacımız olan sadece bunu duymaktır…