 |
 |
Sürdürülebilirlik bültenimizin kasım sayısından herkese merhaba! Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılının ilk günlerindeyiz. Geçtiğimiz haftalarda Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıl dönümü, büyük bir coşkuyla kutlandı. Aylardır bültenlerimizde söz ettiğimiz sürdürülebilirlik kavramı, aslında kendisini en açık şekilde Cumhuriyet özelinde de gösteriyor.
Tarih boyunca karşı karşıya kaldığı zorluklara rağmen Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet, varlığını sürdürmeyi başardı. Çünkü temeli, sağlam değerler ve ortak bir ülkü üzerine kuruluydu. Ve yine Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi; Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalmaya devam edecek.
Tıpkı Cumhuriyetimizin sonsuza kadar yaşaması gibi gezegenimizdeki yaşamın sürdürülebilirliği de çok önemli. Gelin, her ay olduğu gibi yine dünyadan sürdürülebilirlik gündemine göz atalım… |
 |
 |
 |
Karbon Döngüsü: Gezegenimizdeki yaşam formlarının oluşmasındaki en önemli elementlerden biri olan karbonun, Dünya üzerinde farklı formlar arasında geçiş yapması, dolaşımı ve değişimidir.
İklim değişikliği ve sürdürülebilirliğe dair yayınlarda “karbon salımı” ifadesi çok sık karşımıza çıkıyor. Peki, bu karbon aslında bu kadar zararlı bir şey mi? Aslında bu sorunun yanıtı; hem evet hem hayır…
Karbon, gezegenimizdeki tüm canlılarda bulunan en önemli yapı taşlarından bir tanesi. Aynı zamanda bu element, en tanıdık olanı kömür olmak üzere pek çok cansız maddenin içerisinde de bulunuyor. Dünya’daki en yaygın elementlerden bir tanesi. Ancak bu maddenin atmosferde bulunması gereken miktardan daha fazla yer alması, iklim olaylarının dengesizleşmesine neden oluyor.
Karbon döngüsü aşamaları temelde; fotosentez, solunum, ayrışma ve fosilleşme olarak dört adımda tanımlanıyor. Bu döngünün işleyişinde oluşan dengesizlikler ise ne yazık ki iklim değişikliği gibi olaylara neden oluyor. |
 |
 |
 |
Saint-Gobain “Geleceğin Şehirleri" Konferansına Katıldı
Nasıl Bir Ekonomi TV youtube kanalında; Nasıl Bir Ekonomi Koordinatörü ve Sürdürülebilirlik Editörü Didem Eryar ile Saint-Gobain Türkiye Mimari Çözümler Müdürü Kubilay Büyüklü, yapı sektöründeki dönüşümü konuştu.
|
 |
 |
 |
 |
Saint-Gobain
Alpiq Enerji ile Yenilenebilir Elektrik Tedarik Anlaşması İmzaladı!
Saint-Gobain Fransa’nın doğusundaki Moselle'de bulunan iki güneş enerjisi çiftliği tarafından üretilen elektriğin satın alınmasını kapsayan bu antlaşma ile 500 GWh'nin üzerinde güneş enerjisi tedarik edecek. Böylece Fransa'daki 11 Saint-Gobain fabrikası yüzde 100 güneş enerjisi kullanmış olacak.
Bu işbirliği sayesinde; Saint-Gobain'in 2017 verileriyle karşılaştırıldığında Fransa'daki Kapsam 2 emisyonlarını 2024 yılında yaklaşık %10 oranında azaltması bekleniyor.
|
 |
 |
 |
Kuzey Işıkları Türkiye’de Görüldü
Evet, yanlış okumadınız! Büyüleyici güzelliğiyle ünlü Kuzey Işıkları, geçtiğimiz günlerde Türkiye’de görüldü. Aurora Borealis adıyla da bilinen ışık hüzmeleri, 6 Kasım gecesi Türkiye’nin pek çok şehrinden izlenebildi. Yalova’dan Ordu’ya birçok farklı noktada görüldüğü belirtilen bu ışık şovunun ülkemizde ortaya çıkmasının nedeni ise bir solar fırtına.
Normal şartlarda Kutup bölgelerindeki manyetik alan, Güneş’ten yayılan ışınları çeker ve Aurora Borealis yalnızca bu bölgeye yakın coğrafyalarda görülürdü. Ancak geçtiğimiz günlerde Güneş’teki güçlü bir fırtına Dünya’ya çarptı ve Kuzey Işıkları, Türkiye de dahil olmak üzere birçok farklı coğrafyada ortaya çıktı.
|
 |
 |
İstanbul’da
Susuzluk Tehlikesi
İklim değişikliğinin yarattığı en önemli tehditlerden biri olan susuzluk krizi, bu yıl özellikle İstanbul’da alarm veriyor. Kasım aylarının ortalarına kadar hava koşullarının neredeyse yaz mevsimini aratmayacak şekilde yüksek sıcaklıklarda seyretmesi, bir de bir türlü beklenen yağışın gelmemesiyle birleşince İstanbul’daki baraj gölleri kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.
İSKİ’den yapılan açıklamaya göre geçen yıl %42,88 olan İstanbul barajlarındaki doluluk oranı bu yıl %17 seviyelerine geriledi. Üstelik geçtiğimiz günlerde aniden bastıran ancak kısa süren yağışlar da barajları doldurmaya yetmedi. İSKİ, İBB ve tüm kuruluşlar, İstanbulluları su tasarrufu konusunda hassas olmaya çağırıyor.
|
 |
 |
Fransız Futbolcular Trenle Yolculuk Edecek
Dünyanın en ünlü futbolcularından biri olan Kylian Mbappe’yi önümüzdeki dönemde sık sık trende seyahat ederken görebilirsiniz. Üstelik yalnızca kendisi değil, tüm Fransa Futbol 1. Ligi futbolcuları artık sık sık tren kullanmak zorunda kalacak.
Fransa Hükümeti, geçtiğimiz aylarda karbon salımlarını düşürmek için 3 saatten kısa süren tarifeli iç hat uçuşlarını yasaklamıştı. Bu karara ek olarak Fransa Futbol Federasyonu da futbol takımları için aynı düzenlemeye gitti. Bundan sonra Fransa Futbol Ligi’nde yer alan takımlar, 3 saatten kısa süren deplasmanlar için tren ulaşımını kullanmak zorunda kalacak.
|
 |
 |
 |
Geri dönüşüm uygulamaları, sürdürülebilir geleceğe ulaşmak adına son derece önemli. Bunun için evlerimizde kendi atık yönetimi sistemlerimizi kurabileceğimiz gibi yerel kuruluşların ya da işletmelerin yerleştirdiği geri dönüşüm kutularından da faydalanabiliriz.
Peki, birçok yerde gördüğümüz, rengarenk şekilde sıra sıra dizilen geri dönüşüm kutularının renkleri ne anlama geliyor?
• Mavi Kutu | Kağıt ve Karton Atıkları
• Sarı Kutu | Plastik Atıklar
• Yeşil Kutu | Cam Atıklar
• Gri Kutu | Metal Atıklar
• Siyah Kutu | Geri Dönüştürülemeyen Atıklar
• Beyaz Kutu | Gıda Atıkları
• Mor Kutu | Ekmek Atıkları
• Kahverengi Kutu | Organik Atıklar
• Turuncu Kutu | Tıbbi Atıklar |
 |
 |
 |
Her ne kadar sıcak havalar bir türlü gitmek bilmese de er ya da geç kış mevsiminin geleceği aşikar. Özellikle kasım ve aralık aylarında havalar yeni yeni soğumaya başlarken ilk yöneldiğimiz rota ise tabii ki kombiler oluyor. Ancak doğal gaz tüketimi, hem ekonomik anlamda hem de gezegenimizin kaynaklarının sürdürülebilirliği düşünüldüğünde hassas yaklaşılması gereken bir konu. Bilindiği üzere iklim değişikliğinin en önemli nedenlerinin başında fosil yakıt kullanımı geliyor. Enerji tüketiminde tasarruf sağlayabilmek ise iklim değişikliğiyle mücadele anlamında çok önemli.
Peki, özellikle sonbahar aylarında ve kış mevsimine yeni girerken kombi kullanımında nelere dikkat etmeli?
• Kombiyi Sık Sık Açıp Kapatmamaya Çalışın: Özellikle geçiş dönemlerinde hava sıcaklıkları çok sık değişebiliyor. Ancak hava ısındığında kombiyi kapatmak, biraz soğuduğunda ise hemen açmak aslında doğal gaz tüketimi için doğru bir uygulama değil. Çünkü her seferinde tesisat tekrar kendisi ısıtmaya çalışırken büyük güç harcıyor. Bunun yerine kısık derecelerde sürekli açık tutmayı tercih edebilirsiniz.
• Kullanmadığınız Odadaki Peteği Tamamen Kapatmayın: Eğer evinizde tamamen kullanmadığınız bir oda varsa buradaki peteği tamamen kapatmak yerine kısmak daha efektif bir çözüm. Böylece odalar arasındaki ısı farkını azaltabilir ve soğuk havanın diğer bölgelere yayılmasının önüne geçebilirsiniz.
• Kombinizin Doğru Yerde Olduğundan Emin Olun: Çetin kış koşullarına yaklaşırken hazırlık yapmanın tam zamanı! Kombinizin balkon, merdiven boşluğu ya da toplu kullanım alanları gibi sık sık soğuk havaya maruz kalan bölgelerde olmaması doğal gaz tüketiminizi minimize etmek için son derece önemli.
• Su Basıncını Kontrol Edin: Kombilerin genellikle alt kısmında veya yan tarafında su basıncını gösteren ekranlar bulunur. Buradaki basıncın 1.5 derecede sabit olduğunu kontrol edin. Eğer basınç durumunda problem varsa teknik servise başvurmayı deneyin.
• Peteklerinizi Temiz Tutmaya Çalışın: Tükettiğiniz doğal gazın size ısı olarak dönmesi için peteklerin temizliği çok önemli. Özellikle eski evlerde ya da uzun zamandır petek temizliği yapılmayan durumlarda tüketilen doğal gaz, evi ısıtmakta etkisiz kalabiliyor. Peteklerinizin içinin ve dışının temizliğini kontrol edin, eğer yeteri kadar temiz görünmüyorlarsa teknik servisten destek alın. |
 |
 |
 |
Soğuk havalar yaklaştığına göre gelin, bu ay bu havalarla yaşamaya fazlasıyla alışmış ve bu durumu bir mutluluk kaynağına çevirmiş coğrafyalara doğru uzanalım. İskandinav ülkesi Danimarka’nın son dönemde tüm dünyaya yayılan yaşam felsefesi Hygge, neler amaçlıyor, birlikte bakalım…
Hygge felsefesi, (Türkçe okunuşu Hüg) Dancada “ruhun sıcacık hissedebilmesi” gibi anlamlara geliyor. Bu felsefe, pek çok kuzey ülkesinde rastladığımız gibi sade bir yaşamı, samimi ortamları ve dostlarla geçirilen mutlu zamanları hedefliyor.
Hygge Felsefesinin Olmazsa Olmazları
Mum Işığı: Hygge’ü anlatan pek çok görselde görebileceğiniz gibi bu yaşam biçiminde mumlar tam anlamıyla olmazsa olmaz. Hygge’e göre dekore edilen evlerde sık sık mumluklara rastlamak mümkün. Özellikle karla kaplı manzaraların yanı başında mumların aydınlattığı loş bir ışıkta geçirilen zaman, adeta Hygge’ün resmi görseli gibi.
Küçük Mutluluklar: Hygge, pek çok minimalist yaşam tarzında olduğu gibi küçük mutlulukların kıymetini bilmeye odaklanıyor. İçilen bir kahve, dostlarla edilen bir sohbet, sıcak evde geçirilen bir boş zaman, Hygge huzuruna erişmek için odaklanmanız gereken şeyler arasında.
Anda Kalmak: Mutluluğun sırlarından bir tanesi, geçmiş veya gelecekte kaybolmadan, yaşadığımız anı hissetmeye odaklanmak olabilir mi? Hygge felsefesine göre bu sorunun yanıtı kesinlikle evet!
Eşitlik ve Birliktelik: Hygge felsefesinin tüm önermeleri, ancak sevdiklerinizle birlikte olduğunuzda bir anlam kazanıyor. Dostlarınızla, ailelerinizle sık sık gerçekleştireceğiniz etkinlikler ve bu etkinliklerde herkesin bir arada, eşit biçimde var olması, Hygge’ün önemli dinamiklerinden.
Rahatlık: Hygge’de gösterişli eşyalara, kıyafetlere, aktivitelere yer yok. Temel motivasyonlar: Huzur, mutluluk ve rahatlık… Bunun için hem ev dekorasyonunda hem de kıyafetlerde konfor sağlamak önceleniyor. |
 |
 |