Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin: Kapsayıcı Politikalar ve Fırsat Eşitliği
Tarih boyunca kadınların bilime katkıda bulunmak ve bu alanda yer edinmek konusunda yaşadığı zorluklar biliniyor. Toplumsal yaşamdaki mesleki rollerin de cinsiyet rollerine göre pay edilmesi ve bu yönde gerçekleşen iltimaslar, kadınların ve kız çocuklarının bilimsel alanlardaki varlığını kısıtlıyor. Bugün de etkisini sürdüren bu sınırlayıcı etmenlere karşın gerek dünyada gerekse ülkemizde birçok kadın bilim insanı, kendi alanlarında önemli katkılar sunmaya ve adını duyurmaya devam ediyor. Kadın bilim insanlarının potansiyelini ortaya çıkarmak ve bilimsel alana katılımlarını desteklemek adına atılan adımlar, dünyada olduğu gibi ülkemizde de giderek artıyor. Çok ilerleme kaydedilmiş olsa da dinamik ve yetenekli bir havuzu temsil etmesine rağmen kadınların potansiyellerinin hala yeterince değerlendirilmediğini de söylebiliriz.
11 Şubat: Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü
11 Şubat günü, 22 Aralık 2015 tarihinde Birleşmiş Milletler tarafından “Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü” olarak ilan edilmiştir. 81. Birleşmiş Milletler Konseyi’nde alınan bu karar, kadınların ve kız çocuklarının fen, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında (STEM), eğitim ve araştırma faaliyetlerine katılımını teşvik etmek amaçlıdır. STEM, bilim (Science), teknoloji (Technology), mühendislik (Engineering) ve matematik (Mathematics) alanlarını içeren disiplinlerarası bir eğitim modeli olarak tanımlanıyor. Analitik düşünme, problem çözme ve yaratıcılığa yönelik becerileri geliştirme imkanı sunan bu model, modern dünyanın bilim ve teknoloji odaklı gelişen ihtiyaçlarına daha iyi yanıt vermeyi amaçlıyor. Dünya genelinde kutlanan Bilimde Kadın ve Kız Çocukları günü de, bu amaçları benimseyerek kadınların ilgili alanlarda daha fazla desteklenmesi ve temsil edilmesi için fırsat sağlıyor. Ancak, yalnızca bu alandaki temsilin artmasıyla sınırlı kalmıyor, sürdürülebilir bir gelecek için gereken eşitlik ve iş birliğine de odaklanıyor. Toplumda ve bilim dünyasında cinsiyet eşitliği konusunda bilinci artırmak, cinsiyet rollerine ilişkin ayrımcı yaklaşımları ortadan kaldırmak ve bu doğrultuda geliştirilecek politikalarla kadın bilim insanlarının daha fazla desteklenmesi hedefleniyor.
Bu sene 9.’cusu gerçekleşen Uluslararası Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Toplantısı’na, 8-9 Şubat 2024 tarihinde New York City’deki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi ev sahipliği yaptı. Ana teması “Bilim Liderliğinde Kadınlar ve Kız Çocukları: Sürdürülebilirlik İçin Yeni Bir Çağ” olan etkinliğin alt teması olarak “Bilimi Düşün… Barışı Düşün” konusu belirlendi. Etkinlik kapsamında “Sürdürülebilir Kalkınma”nın üç temel esasına vurgu yapıldı. Ekonomik refah, sosyal adalet ve çevresel bütünlük olarak sıralanan bu etmenlere ulaşmak noktasında kadınların liderliğini tartışmak üzere dünyanın dört bir yanından bilim insanları, uzmanlar, üst düzey yetkililer, uluslararası kuruluşların temsilcileri, özel sektör temsilcileri etkinliğe katılım gösterdi.
Sürdürülebilir Kalkınma İçin Cinsiyet Eşitliği
Birleşmiş Milletler’in vurgusuna göre, sağlıktan iklim değişikliğiyle mücadeleye, Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi’nin her alanında zorluklarla ve kısıtlarla baş edebilmek için tüm yeteneklerin kullanılması gerekli ve önemlidir. İnşaat sektörü de şüphesiz bu gündemin önemli bir parçasını oluşturur. Bu toplantı, bilimde kadınların ve kız çocuklarının değişim ve dönüşümün temsilcisi olarak kabul ediyor. Kadın ve kız çocuklarının varlığının, araştırmalardaki çeşitliliği artıran, yetenekli araştırmacı havuzunu genişleten; yaratıcılığın ve yeni bakış açılarının geliştirilmesini sağlayan kritik bir rol oynadığını savunuyor. Dolayısıyla, katılımlarının teşvik edilmesi, desteklenmesi ve güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Dünya toplumlarının, kadın uzman ve profesyonellerin liderliğinden faydalanmadıkları takdirde, eşitlikçi ve kapsayıcı sosyo-ekonomik sürdürülebilir kalkınma politikalarında barışı tam anlamıyla sağlayamayacaklarının altı çiziliyor.
Sürdürülebilir dönüşümün kilit taşlarından biri olan inşaat sektörü, uyguladığı değişim politikalarıyla etki yaratma gücüne sahip. Türkiye IMSAD ve ÇEDBİK’in bu dönüşüm ihtiyacına yönelik bir proje olan ve Avrupa Birliği Başkanlığı’nın koordinasyonu ve desteği ile hayata geçen “Sürdürülebilir Kalkınma için STK”lar, ; inşaat sektörünün aktörleri ve paydaşları arasında, iklim krizi, SKA ve atılabilecek adımlarla ilgili farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Bu doğrultuda, “Sürdürülebilir Bir Gelecek İnşa Edebilmek için İnşaat Sektörü Neler Yapabilir?” sorusu bünyesinde belirlenen 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacından (SKA) birinin, cinsiyet eşitliği olduğu görülüyor. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programında da belirtildiği üzere, kadınlar ve kız çocuklarına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılması yalnız temel insan hakkı olduğu için değil, aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmayı hızlandırmak için de kritik önem taşıyor.
TÜİK’in “İstatistiklerle Kadın 2022” araştırması, 2021 yılında erkeklerin iş gücüne katılma oranı %70,3 iken bu oranın kadınlarda %32,8 olduğunu gösteriyor. Yetenekli insan kaynağına yönelik ihtiyacın her geçen gün arttığı günümüz şartlarında, cinsiyet eşitsizliğinin iş gücüne etkisi bu oranlardan okunabiliyor. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) 2023 verileri, ülkemizde 24 odaya bağlı olarak 677 bin 242 mühendisin görev aldığını, bu sayının 163 bin 29’unu kadın mühendislerin oluşturduğunu ve kadın mühendislerin 38 bin 12’si mimarlık, 19 bin 893’ü inşaat sektöründe hizmet verdiğini gösteriyor. Kurumsal ve bilimsel alanlardaki sürdürülebilir verimliliği artırmak, kadınların inşaat sektöründeki etkisini güçlendirmekten, dolayısıyla cinsiyet eşitliğini sağlamaktan geçiyor. Bu noktada şirketlerin konuya yönelik yaklaşımı ve politikaları önem kazanıyor.
İnşaat sektörü bu konuda neler yapabilir? Eğitimde, istihdamda ve yönetim kademelerinde fırsat eşitliği için pek çok adım atabilir. Bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşları ile işbirliği içinde çalışanlar ve yönetim kurulları ile eğitim ve atölye çalışmaları düzenlenebilir; insan kaynakları politikaları gözden geçirilerek fırsat eşitliğine yönelik adımlar atılabilir ve uzun vadeli bir program geliştirilebilir. Yönetimde kadın oranının artmasını hedefiyle şirket içinde kadın liderleri destekleyecek programlar başlatılabilir. Kız çocuklarının bilim ve mühendislik dallarında eşit fırsatlara sahip olarak yetişmesi desteklenebilir, yeni mezunlar arasından sahada ve AR-GE'de çalışacak genç kadın adaylarına imkân tanınabilir. Kadınların işgücü piyasasına katılımını teşvik etmek amacıyla, 2020 Sürdürülebilir Kalkınma Planı’nda da yer aldığı üzere, kurumsal çocuk bakım hizmeti imkanlarının artırılmasına yönelik düzenlemeler yapılabilir. Fırsat eşitliğine yönelik atılan adımların toplumsal dokuyu dönüştürme potansiyeli taşıdığı ve etki alanını genişlettiği unutulmamalı. Kilit bir sektör olarak inşaat alanında atılacak her adım, sürdürülebilir kalkınmaya katkı sunar ve geleceğin dünyasını şekillendirecek etki barındırır.
Kaynaklar:
- Women in Science Day, https://www.womeninscienceday.org
- Türkiye İstatistik Kurumu (2023), İstatistiklerle Kadın 2022, https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=İstatistiklerle-Kadın-2022- 49668&dil=1#:~:text=TÜİK%20Kurumsal&text=Adrese%20Dayalı%20Nüfus%20Kayıt %20Sistemi,1'ini%20ise%20erkekler%20oluşturdu.
- Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği, (2024), “Tmmob'ye Bağlı Odaların Üye Sayısı 677 Bin Oldu”, https://www.tmmob.org.tr/icerik/tmmobye-bagli-odalarin-uye- sayisi-677-bin-oldu
- IMSAD Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Kampanya Broşürü, “Sürdürülebilir Bir Gelecek İnşa Edebilmek için İnşaat Sektörü Neler Yapabilir?”, https://www.imsad.org/files/fileman/Uploads/CSSPIII- 600_Sosyal_Medya_Kampanyasi_Toplu_Brosur.pdf
- Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, 2020 BM Yüksek Düzeyli Siyasi Forum Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları 2018-2020 Türkiye Gelişmeleri, http://www.surdurulebilirkalkinma.gov.tr/wp- content/uploads/2020/08/HLPF-2020-Turkiye-Gelismeleri.pdf